Yardım Etmenin Psikolojik ve Sosyal Boyutları
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi’nde Klinik Psikolog Cumali Aydın, yardım etmenin bireyler ve toplum üzerindeki iyileştirici etkileri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Aydın, "Yardım etmek, başkasına destek olmaktan öte, kendi ruh sağlığınızı da iyileştirir," diyerek, yardım etmenin zarar görmüş psikolojik, biyolojik ve sosyal mekanizmaları olumlu yönde etkilediğini vurguladı.
Aydın, psikoloji literatüründe "yardım etmek iyileştirir" ifadesinin, bireyin başkalarına destek sunduğunda hem karşı tarafı hem de kendi ruh halini olumlu yönde etkilediğini açıkladı. Araştırmalara göre, yardım etme davranışı, beyinde dopamin, oksitosin ve serotonin gibi iyi hissettiren kimyasalların artmasına yol açarak ruh halini düzenliyor. Yaşlı bir komşunun alışverişine yardımcı olmak ya da zor anında bir arkadaşının yanında olmak gibi basit eylemlerin bile bireyde "değerliyim" hissini tetiklediğini belirtti.
Fiziksel ve Ruhsal İyileşme
Yardımın ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak kanıtlandığını ifade eden Aydın, bilimsel çalışmaların, yardıma katılan kişilerin stres hormonlarının azaldığını ve mutluluk hormonlarının arttığını gösterdiğini belirtti. Ayrıca, bu tür bireylerin bağışıklık sistemlerinin güçlendiğini, depresyon oranlarının anlamlı şekilde düştüğünü vurguladı. Yardım etmenin, bireylerde "anlam hissi" yarattığını ve kimlik duygusunu güçlendirdiğini sözlerine ekledi.
Aydın, güçlü toplumsal bağların da ruhsal dayanıklılığı artırdığını ifade ederek, insanların birbirine destek verdikçe güvenin arttığını belirtti. Sosyal destek ağına sahip bireylerin stresle başa çıkma yeteneklerinin de daha yüksek olduğunu anlattı. Yardım etme süreçlerinin sadece toplumsal değil, bireysel iyilik halleri üzerinde de derin bir etkisinin bulunduğunu belirtti.
Küçük İyilikler ve Uzun Vadeli Etkileri
Aydın, büyük yardım eylemleri ile günlük küçük iyilikler arasındaki farklardan bahsederek, her ikisinin de olumlu psikolojik sonuçlara yol açtığını ifade etti. Küçük iyi davranışların anlık moral yükseltme sağlarken, daha büyük sosyal sorumluluk projelerine katılmanın kalıcı bir anlam ve kimlik duygusu sağladığını söyledi. Ancak, büyük yardımlar yapmak genellikle daha fazla zaman ve enerji gerektirdiğinden, sürdürülebilirliğin küçük iyiliklerde daha fazla olduğunu vurguladı.
Zorunlulukla Yapılan Yardım Olumsuz Sonuçlar Doğurabilir
Yardımın zorunlu bir şekilde ve baskı altında gerçekleştirildiğinde, beklenen iyileştirici etkinin genellikle ortaya çıkmadığını belirten Aydın, "Bu durumda kişi içsel değil, dışsal bir motivasyonla hareket eder," dedi. Dışsallığın, beyindeki ödül sistemini aktive etmediğini, bu nedenle kişinin kendini yorgun ya da stresli hissedebileceğini açıkladı.
Yardım Etmenin Kolay Yolları
Klinik Psikolog Aydın, yardım etmenin büyük adımlar gerektirmediğini, küçük ama düzenli davranışlarla bu süreçlerin günlük hayata entegre edilebileceğini belirtti. Her gün bir kişiye küçük bir iyilik yapmak, ihtiyaç duyan birine mesaj göndermek ya da aile içinde teşekkür etmenin bu döngüyü güçlendireceğini belirtti.
Aydın, çekingen bireylere yardım etme davranışını büyük sorumluluklar gibi görmek yerine küçük sosyal temaslarla başlatmalarını önerdi. Yanlış anlaşılma korkusu taşıyan bireylerin, küçük gülümsemeler veya teşekkür notlarıyla bu süreçte daha az kaygı yaşayacaklarını belirtti. Yardımın kusursuz olması gerekmiyor; bazen sadece birini dinlemenin bile iyileştirici bir etki yarattığını vurguladı.



