Bugün: 3 Mart 2026 Salı

SAĞLIK

"Hipnoterapi ile Kilo Kontrolü: Etkili Yöntemler"


"Hipnoterapi ile Kilo Kontrolü: Etkili Yöntemler"

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İhsan Öztekin, hipnoterapinin ne olduğu, hipnozdan farkı, uygulama süreci, etkileri ve özellikle yeme bozuklukları ile kilo kontrolünde nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi

4,59 B

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu İhsan Öztekin, hipnoterapinin doğası, hipnoz ile arasındaki fark, uygulama süreci ve özellikle yeme bozuklukları ile kilo kontrolünde nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi.

Hipnoterapinin Amacı Tedavi Olmak!

İhsan Öztekin, hipnoterapinin, hipnoz tekniğinden yararlanarak uygulanan bir psikoterapi yöntemi olduğunu belirtti. Tıp dünyasında hipnoterapinin bir psikoterapi yöntemi olarak kabul edildiğini ve hipnoz ile hipnoterapinin aynı şey olmadığını vurguladı. Öztekin, "Hipnoz; bir kişi ya da grubu söz, bakış ve telkin yoluyla geçici bir süre etki altına alma durumudur. Bu düzlemde, bireyin dikkati belirli noktalara yoğunlaştırılır ve bilinçaltı daha aktif hale gelir. Hipnoterapide ise hipnoz tekniğinden yararlanılsa da temel amaç tedavidir. Daha çok psikiyatrik ve ruhsal rahatsızlıklarda, ayrıca kişisel gelişim alanlarında uygulanır." dedi.

Hipnoz Herkesin Farkında Olmadan Yaşadığı Bir Durumdur!

Her bireyin doğuştan hipnotik etki altına girme özelliği taşıdığını söyleyen Öztekin, hipnoza girmeyeceğini düşünen kişilerin bile yaşamları boyunca birçok kez hipnoz hali yaşadıklarını belirtti. Bir film izlerken veya bir konuşma dinlerken hipnotik bir odaklanma hali oluşabileceğini dile getiren Öztekin, "Uzun yolculuklarda görülen 'yol hipnozu' buna örnek olarak verilebilir. Oyuncağıyla oyuna dalmış bir çocuğun dış dünyaya tepkisiz kalması ya da bir kişinin yaptığı işe yoğunlaşarak çevresini fark etmemesi de benzer bir odaklanma halidir." ifadelerini kullandı.

Hipnozun Etkisi Kalıcıdır!

Hipnoterapinin süresinin, çözülmek istenen sorun, bireyin yaşadığı çevre, hipnoterapistin kullandığı telkin ve terapi yaklaşımına, terapistle kurulan güven ilişkisi ile bireyin kişilik özelliklerine bağlı olduğunu kaydeden Öztekin, en az 10 seans önerildiğini ifade etti. İlk seanslar arasındaki sürenin uzun tutulmaması gerektiğini belirten Öztekin, haftada 2-3 seansla başlanmasının ve ilerleyen süreçte seans aralıklarının açılmasının tedavinin daha etkili ve kalıcı olması açısından önemli olduğunu vurguladı.

Hipnozun etki alanının beyin olduğu için kalıcı etkiler yarattığını söyleyen Öztekin, "Örneğin, kilo verme sürecinde 'rejim' ve 'diyet' gibi kavramlar bilinçaltı için olumsuz çağrışımlar oluşturabilir. Birey, sevdiği yiyecekleri bırakmak zorunda kaldığını düşündüğünde, bu durum diyet sonrasında daha fazla kilo alımına yol açabilir." dedi.

Özelleştirilmiş Telkinlerle Tedavi Süreci Yürütmek!

Yeme bozukluğu tanısı veya şikayeti ile başvuran danışanlardan ilk seansta detaylı bir psikolojik değerlendirme yapıldığını belirten Öztekin, bireyin temel kişilik özellikleri, ailesi, yaşam tarzı, ilişkileri, geçmişte yaşadığı travmalar ve mevcut korkuları ile takıntılarının ele alındığını aktardı. Yeme bozukluğunda her bireyin farklı davranışlar ve tetikleyiciler gösterdiğini vurgulayan Öztekin, yeme davranışına ilişkin detaylı sorular yöneltildiğini belirtti.

Özellikle obezite vakalarında, yeme davranış bozukluğunun ne zaman başladığı, hangi yaşta ortaya çıktığı ve hangi yiyeceklerde kontrol kaybının arttığı gibi unsurların değerlendirildiğini ifade eden Öztekin, "Amaç, bireye özgü yeme davranışlarını belirleyerek kişiye özel telkinler hazırlamak ve etkili bir tedavi süreci yürütmektir. Hipnoterapi, yeme davranışı üzerinde etki göstermeyi hedefler." diyerek, diyet programı veya kısıtlama uygulanmadığını vurguladı.

Hipnotik etki altında verilen telkinlerle beyindeki yanlış kodlamaların düzeltilmesi ve sağlıksız dürtülerin ortadan kaldırılması sağlanarak, normal yeme alışkanlığının kazandırılması hedeflenmektedir. Öztekin, yeme bozukluğunun psikolojik bir sorun olarak ele alınması gerektiğinin ve sorunun psikolojik yöntemlerle çözülmesinin, verilen kiloların kalıcılığına katkı sağlayacağını belirtti. Son olarak, 'bir seansta kilo verme' gibi sloganlarla sunulan yöntemlerin gerçekçi olmadığını ve bilimsel bir karşılığının bulunmadığını vurguladı.