Bugün: 9 Nisan 2026 Perşembe

SAĞLIK

"Duygusal Yeme: Stres ve Kaygının Etkileri"


"Duygusal Yeme: Stres ve Kaygının Etkileri"

Olumsuz duyguların yeme davranışını değiştirebildiğini belirten uzmanlar, duygusal yeme bozukluğunun sonuçlardan biri olduğunu söylüyor

3,44 B

Duygusal yeme bozukluğu, kişinin fiziksel açlıktan çok olumsuz duygularına tepki olarak yemek yemesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu Cumali Aydın'a göre, bu tür yeme davranışları açlık sinyallerinden ziyade duygusal uyarıcılarla tetiklenmektedir.

Aydın, duygusal açlığın aniden başladığını ve genellikle yüksek kalorili yiyeceklere yönelme ile sonuçlandığını ifade etti. Örneğin, sınav öncesinde çikolata krizine giren bir öğrencinin fiziksel açlık değil, kaygı kaynaklı duygusal açlıkla hareket ettiğini belirtti. Duygusal yeme, temel olarak kişinin duygularını yönetememesine bağlı bir durum olduğunu vurguladı.

Duygusal yemede kilo kaygısı ikincil düzeyde yaşanır.

Aydın, duygusal yeme bozukluğunun klinik yeme bozukluklarından farklı bir durum olduğunu vurguladı. Bu tür bir bozukluk, anoreksiya nervoza veya bulimia nervoza gibi bağımsız bir tanı kategorisi olarak değerlendirilmez. İnsanların duygularını regüle etme çabalarının, kilo kaygısının önünde olduğunu ifade eden Aydın, stresle başa çıkmak için aşırı yemek yendiğini ve kilo kaygısının çoğunlukla ikincil düzeyde hissedildiğini belirtti.

Duygusal yeme davranışını etkileyen faktörler.

Duygusal yeme davranışını etkileyen birçok faktör bulunduğuna dikkat çeken Aydın, öz düzenleme becerilerinin zayıflığı, düşük benlik saygısı, kaygı bozuklukları gibi psikolojik faktörlerin yanı sıra aile içindeki yiyecekle ödüllendirme, stresli yaşam olayları ve sosyal destek eksikliği gibi sosyal faktörlerin de önemli rol oynadığını belirtti. Özellikle çocukken yiyecek ile sakinleştirilen bireylerin, yetişkinlikte benzer bir baş etme tarzını sürdürme olasılığı yüksektir.

Aydın, ergenlik ve genç yetişkinlik döneminin, kimlik gelişimi ve sosyal ilişkilerdeki stres nedeniyle duygusal yemeye daha yatkın bir dönem olduğunu vurguladı.

Açlık günlüğü ile duygusal durumlar takip edilebilir.

Duygusal yeme davranışını fark etmek için, bireylerin yeme anındaki duygu-düşünce ilişkisini dikkatlice gözlemlemesi gerektiğine işaret eden Aydın, bu konuda açlık günlüğü tutmanın yardımcı olabileceğini belirtti. Örneğin, işten geldikten sonra aslında tok olmasına rağmen stres nedeniyle sürekli atıştıran bir kişinin, duygusal açlığı fark edebileceğini ifade etti. Ayrıca, yeme sonrasında sıkça yaşanan suçluluk ve pişmanlık duygularının da önemli bir gösterge olduğunu söyledi.

Sosyal medyanın etkisi.

Modern yaşamın getirdiği hızlı tempolar, yoğun stres ve sosyal medyanın ideal beden algısını sürekli olarak dayatması, duygusal yeme davranışını güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor. Aydın, sosyal medyada yapılan karşılaştırmaların ve mükemmel beden kültürünün bireylerde stres ve yetersizlik duygusu yarattığını, bu duyguların da duygusal yemeyi tetikleyebileceğini açıkladı. Örneğin, Instagram'da sürekli fit yaşam içerikleri gören bir gencin kendini yetersiz hissedip stresini atıştırarak gidermeye çalışabileceğini ifade etti.

Tedavi yöntemleri.

Duygusal yeme tedavisinde bilişsel davranışçı terapinin en etkili yöntemlerden biri olduğunu söyleyen Aydın, bu terapinin bireylerin yeme davranışına yol açan otomatik düşünceleri fark etmelerine ve daha sağlıklı baş etme becerileri geliştirmelerine katkıda bulunduğunu ifade etti. Mindfulness temelli yaklaşımların da duygu ve bedensel sinyalleri fark etme noktasında yardımcı olduğunu belirtti. Grup terapileri, destek grupları ve sağlıklı yaşam becerilerinin öğretilmesi gibi yöntemler de tedaviyi güçlendiriyor. Ayrıca, mindful eating uygulamalarıyla kişinin bir çikolatanın tadını gerçekten fark ederek, aşırıya kaçmadan tatmin olmayı öğrenebileceğini ifade etti.