Kaspersky'nin gerçekleştirdiği son araştırma, Türkiye'deki tüketicilerin çevrimiçi dolandırıcılıkları tespit etme konusundaki özgüvenleri ile maruz kaldıkları siber tehditler arasındaki büyük farkı gözler önüne seriyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de katılımcıların %29'u son 12 ay içinde bir çevrimiçi dolandırıcılık girişimiyle karşılaştığını ya da doğrudan hedef alındığını bildiriyor. Bu durum, dijital risklerin kalıcı ve sürekli evrilen doğasını ortaya koymakta. Endişe verici bir şekilde, aynı orandaki katılımcılar (%29) bu tür dolandırıcılıklar sonucunda veri ihlali veya finansal kayıplar yaşadıklarını ifade ediyor.
Etkilenen kullanıcılar arasında dolandırıcılıkların yaklaşık yarısının (%48) sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştiği gözlemleniyor. Ayrıca katılımcıların %49'u yatırım veya finansal dolandırıcılık girişimlerine maruz kaldıklarını belirtmekte. Diğer yandan, %40'ı sahte teslimat veya kargo mesajlarıyla ilgili dolandırıcılıklarla karşılaştıklarını ifade ederken, oltalama (phishing) e-postaları da %38'lik oranla önemli bir tehdit olmaya devam ediyor. Bu veriler, siber suçluların bireyleri farklı kanallar üzerinden hedef almak için giderek daha çeşitli yöntemler kullandığını ortaya koyuyor.
Buna rağmen, katılımcılar arasındaki güven seviyeleri dikkat çekici bir şekilde yüksek. Araştırmaya katılanların %79'u bir dolandırıcılığı tespit edebileceğine inanırken, %28'i bu konuda kendine "çok yüksek" düzeyde güven duyduğunu belirtiyor. Bu aşırı özgüven, kullanıcıların riskli çevrimiçi davranışlar sergilemesine ve dikkat seviyelerinin düşmesine yol açabiliyor.
Korunma alışkanlıkları incelendiğinde ise karışık bir tablo ortaya çıkıyor. Katılımcıların %41'i güçlü ve benzersiz parolalar kullandığını belirtirken, yalnızca %36'sı URL'leri tıklamadan önce düzenli olarak kontrol ettiğini ifade ediyor. Ayrıca %35'i halka açık Wi-Fi ağlarını hassas işlemler için kullanmaktan kaçınıyor. Kullanıcıların yalnızca %31'inin özel bir güvenlik çözümü kullandığı gözlemlenirken, bu durum önemli bir kesimin siber tehditlere karşı yeterli korumadan yoksun olabileceğine işaret ediyor. Bunun yanında, her 10 kullanıcıdan 1'i (%9) hiçbir güvenlik önlemi kullanmadığını beyan ediyor.
Dijital güvenlik araçlarının güncel tutulması konusunda da istikrarsızlık gözlemleniyor. Katılımcıların yalnızca %39'u şifrelerini ve güvenlik ayarlarını düzenli olarak (ayda en az bir kez veya daha sık) güncellediğini belirtirken, %42'si bunu yalnızca ara sıra yaptığını, %14'ü nadiren gerçekleştirdiğini ve %5'i ise hiçbir zaman böyle bir işlem yapmadığını ifade ediyor.
Araştırma bulgularını değerlendiren Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Bölgesi Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi, "Bu araştırma, kapsayıcı siber güvenlik uygulamalarının benimsenmesi ve farkındalığın artırılması ihtiyacını açıkça ortaya koyuyor. Güçlü parola kullanımı ve dikkatli gezinme gibi bireysel alışkanlıklar kritik öneme sahip olsa da, bunların güvenilir güvenlik çözümleri ve düzenli güncellemelerle desteklenmesi modern siber tehditlere karşı etkili bir koruma sağlar." ifadelerini kullandı.
Kaspersky, tüm kullanıcılara temel çevrimiçi güvenlik kurallarını hatırlatıyor:
- Kaynağı belirsiz mesajları veya bağlantıları, meşru görünseler dahi mutlaka doğrulayın.
- SMS veya anlık bildirim (push notification) yoluyla gelen tek kullanımlık kodlar dahil hiçbir gizli bilginizi üçüncü şahıslarla paylaşmayın.
- Kimlik fotoğrafları veya hassas iş bilgileri gibi kritik detayları çevrimiçi ortamda paylaşırken sınır koyun.
- Şüpheli web sitelerine ödeme bilgilerinizi girmeyin.
- Unutmayın: Eğer internetteki bir teklif gerçek olamayacak kadar cazip görünüyorsa, muhtemelen sahtedir.
- Oltalama siteleri, dolandırıcılık ve spam içeriklere karşı güncel veritabanına sahip, Kaspersky Premium gibi güvenilir bir güvenlik çözümü kullanın.



