Bugün: 18 Nisan 2026 Cumartesi

SAĞLIK

"Gençlerde Şiddet ve Değer Erozyonu Artıyor!"


"Gençlerde Şiddet ve Değer Erozyonu Artıyor!"

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof

2,08 B

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, gençlerde artan şiddet olaylarının temelindeki faktörleri ele aldı. Dijitalleşme, değişen rol modeller, zayıflayan aile bağları ve küresel belirsizliklerin gençlerin değer erozyonuna ve şiddet artışına nasıl zemin hazırladığını vurguladı.

Gençlerin İkonları Karmaşıklaştı ve Değerler Erozyona Uğradı!

Şiddet olaylarının artışı incelendiğinde psikolojik, nörolojik ve sosyolojik birçok faktörün etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Gül Eryılmaz, gençlik ve ergenlik döneminin kimlik gelişiminin en kırılgan olduğu dönem olduğunu ifade etti. Çocukların genellikle yakın çevrelerinden rol model aldıklarını, ergenlerin ise dış dünyayı daha fazla örnek aldıklarını belirten Eryılmaz, dijital araçların bu sınırlamaları ortadan kaldırdığını ve gençlerin dünyada farklı bireylerle anında bağlantı kurabildiklerini söyledi. Bu durum, gençlerin örnek aldığı kahraman ikonlarının da değişmesine neden oldu ve günümüzde popülarite odaklı, absürt davranışlarla dikkat çeken bireylerin rol model haline geldiğini dile getirdi. Eskiden güçlü kahraman anlayışı ahlaki değerlere dayanırken, günümüzde bu anlayış yerini daha yüzeysel bir yapıya bıraktı. Sonuç olarak, gençlerin ikonları karmaşıklaşırken, değerlerin de erozyona uğradığını ifade etti.

Ailelerin Koruyucu Kalkanı ve Kapsayıcı Etkisi Zayıflıyor!

Prof. Dr. Eryılmaz, geçmişte ailenin birey için en güvenli sığınak ve şefkatin merkezi olduğunu hatırlatarak, günümüzde aile yapısının ciddi bir erozyonla karşı karşıya kaldığını belirtti. 'Teknostres' olarak adlandırılan durumun, ekranların dijital birer 'emzik' haline gelmesine neden olduğunu vurguladı. Bu durum, aile içindeki sağlıklı bağları, iletişimi ve derinlemesine sohbetleri azalttı. Araştırmalara göre, sosyal medyada zorbalığa uğrayan gençlerin yüzde 50'den fazlasının bu durumu ailelerine anlatmadığını ifade eden Eryılmaz, gençlerin 'neden anlatmıyorsunuz?' sorusuna verdikleri yanıtların düşündürücü olduğunu belirtti. Gençlerin, 'beni anlamazlar', 'zaten bir şey yapamazlar' veya 'bir de üzerine azar işitirim' gibi yanıtlar vermesi, ailenin koruyucu kalkanının ve kapsayıcı etkisinin zayıfladığını gözler önüne serdi.

Aile Bağlarının Zayıflaması ve Küresel Belirsizlikler, Şiddeti Artıran 'Güvenlik Erozyonu'na Yol Açar!

Prof. Dr. Gül Eryılmaz, dünya algısı ve psikolojik güven duygusunun da büyük yara aldığını belirtti. Geçmişte savaşların yalnızca meydanlarda yaşandığını, günümüzde ise ekonomik krizler, sosyal medya ve televizyon aracılığıyla her türlü çatışmanın evlere kadar girdiğini ifade etti. Dünyayı yöneten liderlerin güç gösterilerinin ve tehditkar dillerinin toplumda 'güvende değiliz' hissini pekiştirdiğine dikkat çeken Eryılmaz, ailedeki şefkat bağının zayıflaması, rol modellerin yozlaşması ve küresel belirsizliklerin yarattığı güvenlik erozyonunun, şiddet olaylarının artmasına zemin hazırlayan en temel unsurlar arasında olduğunu vurguladı.