Bugün: 22 Nisan 2026 Çarşamba

SAĞLIK

"Ebelik, Modern Sağlığın Temel Taşı Oluyor!"


"Ebelik, Modern Sağlığın Temel Taşı Oluyor!"

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü’nden Doç

4,29 B

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü'nden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, 21-28 Nisan Ebeler Haftası kapsamında ebelik mesleğinin tarihsel köklerinden günümüzdeki modern yapısına kadar geniş bir değerlendirme yaptı. Yıldırım, ebelik mesleğinin insanlık tarihi kadar eski ve köklü olduğunu belirterek, yüzyıllardır ebelerin doğum yapan kadınların yanında yer aldığını, onlara destek olduklarını ve en zor anlarında güven veren kişiler olduğunu ifade etti.

Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, günümüzde ebelik mesleğinin sadece doğum yaptıran bir meslek olmaktan çıktığını ve bilimsel verilere dayanan profesyonel bir sağlık alanına dönüştüğünü vurguladı. Artık ebelerin, sürecin tamamında aktif bir rol oynadıklarını dile getirdi. Eskiden usta çırak ilişkisiyle öğrenilen ebeliğin günümüzde üniversitelerde eğitim verilen bir meslek haline geldiğini belirten Yıldırım, ebelerin gebelik öncesinden başlayarak doğum ve doğum sonrası döneme kadar annenin hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını takip eden, normal doğumu yönetebilen ve yenidoğan bakımında aktif rol alan sağlık profesyonelleri olduğunu aktardı. Ayrıca, aile planlaması, ürüne sağlığı ve toplum sağlığı gibi alanlarda da hizmet verdiklerini sözlerine ekledi.

Modern ebelik uygulamalarının, anneleri hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetleri aracılığıyla desteklediğine dikkat çeken Doç. Dr. Yıldırım, bunun yanında teknolojinin gelişmesiyle birlikte uzaktan takip, mobil uygulamalar ve tele-sağlık gibi yöntemlerle daha fazla kişiye ulaşabildiklerini ifade etti. Doç. Dr. Yıldırım, ebelerin bazı alanlarda bağımsız olarak hizmet sunabilmelerinin de mümkün hale geldiğini kaydetti.

Türkiye'de ebelik eğitiminin 1996 yıllından itibaren lisans düzeyine çıkarıldığını, ardından yüksek lisans ve doktora programlarıyla akademik olarak geliştirildiğini belirten Yıldırım, geçmişte ebelerin daha çok hekimlere bağlı çalışmasının mesleki bağımsızlık açısından bazı sınırlamalar yarattığını vurguladı. Sağlık Bakanlığı'nın 3 Aralık 2024 tarihinde yayınladığı yeni Ebelik Yönetmeliği ile ebelerin yetki ve sorumluluklarının netleştirildiğini, serbest meslek icrası gibi bağımsız çalışma haklarının da güçlendirildiğini söyledi. Ayrıca, her gebenin kendi özel ebe desteği alması gerektiğinin önemine değinerek, normal doğum eylem planının bir parçası olarak ebelerin bu alandaki rolünün artırılması gerektiğini ifade etti.

Doç. Dr. Yıldırım, ebelerin hizmet kalitesinin artması ile birlikte Türkiye'de sezaryen oranlarının %61,2 gibi yüksek bir seviyede olduğunu belirtti. Ebelik hizmetlerinin yeterince geliştirilmediği sağlık sistemlerinde bazı sorunların ortaya çıktığını ifade eden Yıldırım, koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflamasının doğum sürecinin doğal akışını bozduğunu belirtti. Ebelerin, özellikle yüksek riskli gebeliklerde normal doğumu destekleyerek gereksiz cerrahi müdahalelerin önüne geçebildiğini belirtti. Doğum sonrası ruh sağlığı takibine de değinen Yıldırım, ebelerin düzenli takip ve destek sunarak annenin kendini yalnız hissetmesini önleyebildiğini ifade etti.

Dijital alanındaki gelişmelerin ebelik hizmetlerini dönüştürdüğüne vurgu yapan Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, bakım hizmetlerinin sadece hastanelerle sınırlı kalmadığını aynı zamanda dijital platformlar üzerinden de sürdürülebileceğini kaydetti. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen "Annelik Yolculuğu" mobil uygulaması ile annelerin doğum takvimini ve bebek gelişimini takip etmesinin kolaylaştığını belirtti. Uzaktan takip sistemleri sayesinde ebelerin, annelerin tansiyon ve nabız gibi önemli sağlık verilerini dijital ortamda izleyebileceğini de sözlerine ekleyen Yıldırım, bu sayede olası risklerin erken fark edilerek zamanında müdahale edilebildiğini vurguladı.

Sonuç olarak, Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, ebelerin sağlık sisteminde daha aktif ve güçlü bir şekilde yer almasının sezaryen oranlarını azaltmada ve anne-bebek sağlığının korunmasında önemli bir katkı sağladığını ifade etti. Ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesinin, daha sağlıklı bir toplum için atılacak en önemli adımlardan biri olduğunu belirtti.