Bugün: 12 Mayıs 2026 Salı

SAĞLIK

Hantavirüs Tehditi: Önlem ve Bilinçlenme Önerileri


Hantavirüs Tehditi: Önlem ve Bilinçlenme Önerileri

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr

2,44 B
 Hantavirüs Tehditi: Önlem ve Bilinçlenme Önerileri

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, son dönemde dünya genelinde kaygılara neden olan hantavirüs hakkında bilgi verdi. Hantavirüs enfeksiyonları, dünya genelinde görülme potansiyeline sahipken, yıllık vaka sayısının ortalama 30 bin civarında olduğu belirtildi. Dr. Mamçu, hantavirüsün iki ana klinik tabloda, yani Renal Sendromla Seyreden Kanamalı Ateş (RSHA) ve Kardiyopulmoner Sendrom (HKPS) şeklinde insanlarda görülebileceğini ifade etti. Türkiye’de şu ana kadar yalnızca RSHA vakalarının izlendiği belirtildi.

Hantavirüsün Bulaş Yolları

Dr. Mamçu, hantavirüsün temel bulaş yolunun kemirgenlerin idrarı ve salgılarıyla kirlenmiş tozların solunması olduğunu aktardı. Bu tozların solunmasının yanı sıra, kemirgen idrarıyla kirlenmiş gıdaların tüketilmesi, kemirgen ısırıkları veya bunların ciltteki açık yaralara temas etmesiyle de hastalığın bulaşabileceği vurgulandı. Bunun yanı sıra, insanlardan insanlara hantavirüs bulaşması yalnızca bir tür hantavirüsle kanıtlanmıştır.

Kuluçka döneminin 2-4 hafta sürdüğünü belirten Dr. Mamçu, başlangıçta ateş, baş ağrısı, şiddetli kas ağrıları, iştahsızlık, bulantı-kusma, ışığa hassasiyet gibi belirtilerle hastaların genellikle tanı aldığını ifade etti. Ayrıca, ciltte döküntüler ve idrar miktarında azalma olabileceği, kanamanın ise hastaların yüzde 10’unda görülebileceği belirtildi. Hantavirüse karşı henüz bir tedavi veya aşı geliştirilmediği, bu nedenle hastalara destek tedavisi uygulandığı bilgisi verildi. Ölüm oranının ise yüzde 1’den az olduğu kaydedildi.

Hantavirüsün Yayılması ve İnsan Davranışları

Hantavirüs hastalığının yayılmasının, iklim koşulları, kemirgen türlerinin coğrafi dağılımı ve insanlarla kemirgenler arasındaki etkileşim dinamikleri gibi faktörlere bağlı olduğunu söyleyen Dr. Mamçu, enfekte hayvanların salgılarına temas edilmesinin ya da viral partiküllerin solunmasının başlıca bulaş yolları arasında yer aldığını belirtti. Bu bağlamda, hantavirüs enfeksiyonlarının erken teşhisinin önemli olduğunu ifade etti. Dr. Mamçu, şüpheli vakalarda gözlerde kızarma, döküntü, bel ve sırt ağrısı, tansiyon düşüklüğü gibi durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı. Laboratuvar testleri ve PCR ile hantavirüs tanısının kolayca konulabileceği de eklenmiştir.

Korunma Yöntemleri

Korunma yollarını açıklayan Dr. Mamçu, kemirgenlerle teması önlemenin ve hastalığın bulaşmasında rol oynayan farelerin evlerden ve insanlardan uzak tutulmasının önemine dikkat çekti. Ev içinde farelerin bulunabileceği riski olan alanların, yani çatı katı, bodrum, kiler, odunluk ve ahır gibi yerlerin temizliği öncesinde yarım saat havalandırılması gerektiğini belirtti. Özellikle süpürme gibi toz kaldıracak yöntemlerden kaçınılması gerektiği vurgulandı. Toz kaldırılacak yerlerde öncelikle nemlendirmenin, maske takmanın, süpürme yerine mümkünse çamaşır suyu ile ıslatılmış bezler ile silme ya da yıkama yapılmasının önerildiği belirtildi.

Ayrıca, genel olarak el temizliğine dikkat edilmesi gerektiği, ayrıca canlı veya ölü farelere çıplak elle dokunulmaması gerektiği ve dokunulursa ellerin bol sabunlu su ile yıkanması gerektiği ifade edildi. Tuvaletlerde lağım farelerinin evlere ulaşmasını engelleyecek şekilde tek yönlü tuvalet kapağı kullanılmasının yaygınlaştırılması gerektiği de önerildi.