İzmir Büyükşehir Belediyesi, Pako Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Sosyal Yaşam Kampüsü bünyesinde kurduğu Merkezi Sterilizasyon Ünitesi ile sokak hayvanlarının ameliyat süreçlerinde enfeksiyon riskini azaltmayı hedefliyor. Türkiye'de veteriner hekimlik alanında ilk örneklerden biri olan bu uygulama, hayvanlara yüksek standartlarda sağlık hizmeti sunmanın yanı sıra antibiyotik direnciyle mücadeleye de katkı sağlıyor.
Büyükşehir Belediyesi, sahipsiz hayvanların sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmayı amaçlayan bir projeye imza atarak, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi'ni devreye aldı. Pako Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Sosyal Yaşam Kampüsü'nde bulunan bu ünite sayesinde, ameliyatlarda kullanılan tüm cerrahi ekipmanlar uluslararası standartlara uygun bir biçimde sterilize ediliyor. Ünite, hastanelerdeki merkezi sterilizasyon sistemlerinden esinlenerek veteriner hekimlik alanına adaptasyon sağlıyor. Bu sayede, enfeksiyon riski azaltılarak hayvanların daha güvenli koşullarda tedavi edilmesi mümkün hale geliyor.
Veterinerlikte Yenilikçi Bir Adım
İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hekimi Mehmet Uysal, ünitenin Türkiye'deki veteriner hekimlik uygulamaları arasında bir ilk olduğunu vurguladı. İnsan sağlığında zorunlu olarak uygulanan merkezi sterilizasyon sistemini, hayvan sağlığına entegre ettiklerini belirtti. Uysal, sistemin kirli, temiz ve steril alan modeliyle çalıştığını ifade ederek, ameliyat öncesi cerrahi aletlerin kirli alanda kontrol edildiğini, ardından yıkama ve dezenfeksiyon işlemlerinden geçirildiğini anlattı.
Ameliyatlarda Azami Güvenlik
Cerrahi ekipmanların daha sonra steril paketler içinde muhafaza edildiğini kaydeden Uysal, "Ameliyathanede kullanılan aletler kirli alanda yıkanıyor, temiz alanda paketleniyor ve steril alanda depolanarak yeniden ameliyathaneye sunuluyor. Böylece, ameliyatların maksimum güvenlik çerçevesinde yapılmasını sağlamış oluyoruz. Bu, hem hayvanların hem de personelin sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır," dedi.
Enfeksiyon Riskinin Düşmesi ve Antibiyotik Kullanımının Azalması
Sokak hayvanlarının da insanlar gibi benzer tıbbi süreçlerden geçtiğine dikkat çeken Uysal, "İnsan sağlığı için gösterilen hassasiyetin, hayvan sağlığı için de gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sokak hayvanlarına, insanların ameliyat edildiği standartlarda sağlık hizmeti sunmaya çalışıyoruz," şeklinde konuştu. Uysal, ortaya konan diğer önemli katkının da antibiyotik kullanımını azaltmak olduğunu belirtti. Enfeksiyon riskinin düşmesiyle birlikte gereksiz antibiyotik kullanımının önüne geçileceğini vurguladı. Antibiyotik direnci, hem hayvanları hem de insanları etkileyen küresel bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, enfeksiyonları önleyerek antibiyotik kullanımını azaltmanın, Tek Sağlık yaklaşımı açısından çok önemli olduğunu ifade etti.
Hayvan Sağlığı Hizmet Kapasitesinin Artması
Kampüsteki muayene kapasitesinin de artırıldığını söyleyen Veteriner Hekim Beliz Demir Görgün, daha önce tek alanda sunulan muayene hizmetlerinin artık üç ayrı muayene odasında verilmeye başlandığını belirtti. Görgün, "Röntgen ve tanı cihazlarımız sayesinde hasta hayvanlarımızın teşhislerini hızlı bir şekilde koyarak, tedavilerini gecikmeden gerçekleştiriyoruz. Aynı anda birden fazla vakaya müdahale edebilme imkânına sahip olduğumuz için hayvanlarımızı bekletmeden tedavi etme olanağı buluyoruz," dedi.



