Son yıllarda kadına ve çocuklara yönelik suçlar, kamuoyunun en hassas gündem maddelerinden biri haline gelirken, hukukçular adalet mekanizmasının etkin işlemesinin önemine vurgu yapıyor. Ceza hukuku alanındaki çalışmalarıyla tanınan Avukat Göksu, özellikle kadın ve çocuk hakları üzerine yapılan toplumsal farkındalık artırma çalışmaları hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Avukat Göksu, kadına ve çocuğa yönelik suçların yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmadığını, bu tür olayların toplumun vicdanını ve geleceğini doğrudan etkilediğini ifade etti. "Bir çocuğun uğradığı haksızlık, yalnızca o çocuğun meselesi değildir. Bir kadının maruz kaldığı şiddet, bireysel bir sorun olmanın ötesinde, toplumun tamamını ilgilendiren, hukukun kararlılıkla müdahale etmesi gereken konulardır." şeklinde konuşan Göksu, adalet sisteminin özellikle kırılgan grupların korunmasında hayati bir görev üstlendiğini vurguladı.
Göksu, ceza hukukunun yalnızca suçluyu cezalandırma amacını taşımadığını, aynı zamanda mağdurların haklarının korunmasının da hukukun temel görevlerinden biri olduğunu dile getirdi. Kadınların ve çocukların çoğu zaman yaşadıkları mağduriyetleri dile getirmekte zorlandıklarını belirten Göksu, hukuki süreçlerde bilinçli hareket edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. "Birçok kişi haklarını bilmediği için sessiz kalıyor. Oysa hukuk, hak arayan vatandaşın yanında duran en güçlü mekanizmalardan biridir. Önemli olan süreci doğru yönetmek ve zamanında hukuki destek almaktır." dedi.
Ceza davalarında yürütülen soruşturma ve yargılama süreçlerinin büyük hassasiyet gerektirdiğine dikkat çeken Göksu, her dosyanın arkasında bir insan hikayesinin bulunduğunu vurgulayarak, "Dosyalara yalnızca evrak olarak bakmıyoruz. Her dosyanın arkasında bir hayat, bir aile ve çoğu zaman ciddi mağduriyetler bulunuyor. Bu nedenle hukuki mücadele kadar insani sorumluluğun da farkında olmak gerekiyor." ifadelerinde bulundu.
Toplumda hukuk bilincinin güçlenmesinin suçla mücadelede önemli bir rol oynadığını söyleyen Avukat Göksu, kadınların ve çocukların haklarını bilmelerinin ve gerektiğinde hukuki destek almaktan çekinmemelerinin önemine değindi. Göksu, adaletin yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret olmadığını belirterek, hukukun temel amacının toplumsal güveni tesis etmek ve bireylerin haklarını korumak olduğunu ifade etti.
Kadın ve çocuk hakları konusundaki çalışmaları ile ön plana çıkan Avukat Göksu, hukuk devletinin en önemli göstergesinin, kendisini korumakta en çok zorlanan bireylerin haklarını güvence altına alabilmesi olduğunu vurguladı. "Bir toplumun adalet seviyesi, en güçlü olanı değil; en korunmasız olanı ne kadar koruyabildiğiyle ölçülür." dedi. Göksu'ya göre, adaletin gerçek anlamı da tam olarak burada başlamaktadır.



