Seda Ergün, çocukluk yıllarından bu yana yazdığı şiirler ve şarkı sözleri ile müzik kariyerini yapay zekâ destekli üretim araçları aracılığıyla yeniden şekillendiriyor. SedAI Studio'yu kurarak kişisel arşivini dijital eserlere dönüştüren Ergün, söz yazarlığından bağımsız müzik yapımcılığına uzanan kalıcı bir yaratım alanı oluşturmayı hedefliyor.
Seda Ergün'ün müzikle ilişkisi, henüz konuşmaya başladığı yıllara kadar uzanıyor. Bir yaşında konuşmaya, yaklaşık bir buçuk yaşında şarkı söylemeye başlayan Ergün, çocukluğunu evde, sokakta ve toplu taşıma araçlarında çevresindekilere mini konserler vererek geçirmiştir. İlkokul yıllarında sınıfında ve davet edildiği diğer sınıflarda şarkı söylemeye devam eden Ergün'ün müzik yeteneği öğretmenlerinin dikkatini de çekmiştir. Konservatuvar eğitimi alması önerilmiş ancak ailesinin bu tercihe sıcak bakmaması, onun profesyonel müzik eğitimi almasını engellemiştir.
Ancak müziğin hayatındaki yeri hiçbir zaman tamamen kapanmamıştır. Lise yıllarında okul arkadaşlarına kantinde ve sınıflarda şarkılar söyleyen Ergün, üniversite döneminde Beşiktaş Musiki Cemiyeti'nde solfej ve repertuvar eğitimi almıştır. Üniversite sonrasında kariyerine turizm ve organizasyon alanlarında devam etmiştir.
Evlenmesi ve bir kız çocuğu sahibi olmasının ardından kendi müzik çalışmaları için ayırabildiği zaman azalmıştır. Bununla birlikte, şiir, hikâye ve şarkı sözü yazmayı bırakmamıştır. Müzik ile olan bağı, bu kez yalnızca kendi üretimi üzerinden değil, kızının eğitimi aracılığıyla da devam etmiştir. Kızını müzikle büyüten Ergün, onun çellist olarak yetişme sürecinde uzun bir süre notaların ve klasik müzik repertuvarının içinde yaşamıştır.
Kızının lise eğitimini tamamlamasının ardından besteciliğe yönelmesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavlarına hazırlanması, anne ve kız için yeni bir çalışma döneminin başlangıcını oluşturmuştur. Seda Ergün, bu süreçte kızıyla birlikte kulak çalışmaları yapmış, müzik tarihi üzerine çalışmalar yapmış ve konservatuvar eğitimini yakından takip etmiştir. Kızının müzik yolculuğuna eşlik ederken kendi müzikal bilgisini de derinleştirmiştir.
Ergün, müzik dünyasında yalnızca Türkçe pop ile sınırlı kalmamış, İran, Azerbaycan, Gürcistan, Orta Doğu ve Ermeni müzikleri ile Bizans Kilise Müziği’ne de yoğunlaşmıştır.
Farklı dillerde eserler dinleyip bazılarını ezberleyerek, dünyanın çeşitli coğrafyalarında müziğin hikâye anlatma biçimlerini araştırmıştır. Bu birikim, onu belirli bir türün sınırları içinde konumlandırmak yerine farklı kültürlere kulak veren bir dinleyici ve hislerini şarkı sözlerine dönüştüren bir anlatıcı olarak tanımlamasını sağlamıştır.
Seda Ergün’ün en büyük hayallerinden biri, yıllar boyunca yazdığı şiirlere ve hikâyelere şarkılar aracılığıyla hayat vermekti. Ancak profesyonel beste, aranjman, kayıt, vokal ve stüdyo süreçlerinin yüksek maliyetleri, bu hayalin uzun süre kişisel arşivinde kalmasına neden olmuştur. 2025 yılının sonlarına doğru yapay zekâ destekli müzik üretim araçlarını keşfetmesiyle birlikte bu durum değişmeye başlamıştır. Ergün, yıllardır biriktirdiği şiirleri ve yeni yazdığı şarkı sözlerini farklı müzikal türlerde denemeye başlamıştır.
Bunu yaparken yapay zekâyı kendi yaratıcılığının yerine geçmeyen, yazdığı eserlerin nasıl duyulabileceğini keşfetmesini sağlayan bir prodüksiyon aracı olarak kullanmıştır. Şarkı sözlerinin tamamını, bazı eserlerin bestelerini ve yaratıcı konseptlerini üstlenen Ergün, müzikal fikirlerini yapay zekâ destekli altyapılarla geliştirerek kendi bağımsız katalogunu oluşturmaya başlamıştır. Bu üretim süreci, SedAI Studio'nun da temelini atmıştır.
SedAI Studio adını verdiği dijital katalogda Türkçe pop ile alternatif müzik yaklaşımlarına uzanan birçok çalışma yer almaktadır. Projenin YouTube kanalında yayınlanan 200'ü aşkın içerik, Seda Ergün'ün üretim hacmini ve farklı müzikal anlatım biçimleri üzerine yaptığı denemeleri sergilemektedir.
SedAI Studio, müzik dünyasına katılmayı hedefliyor ve lansmanı yapılan “Neredesin?”, “Sana Rağmen”, “Ellere İnat”, “Şimdi”, “Hani” ve “Nicedir Unuttum” gibi çalışmalar, Spotify, YouTube Music ve diğer dijital platformlarda dinleyicilerle buluşmuştur. "En Sevilenler (Remastered)" projesi ile daha önce yayımlanan bazı eserler yenilenmiş ses kalitesi ile yeniden bir araya getirilmiştir.
Ergün'ün uzun vadeli hedefi sadece kendi adıyla şarkılar yayımlamak değil. Hedefleri arasında söz yazarı kimliğiyle profesyonel müzik dünyasında kalıcı bir yer edinmek, eserlerini doğru sanatçılarla buluşturmak ve şarkılarının farklı seslerde hayat bulmasını sağlamak yer almaktadır. Ayrıca eserlerinin albüm projeleri, filmler, diziler ve reklamlar gibi birçok görsel-işitsel yapımda değerlendirilmesini istemektedir. SedAI Studio'nun zaman içinde, kişisel bir müzik kanalından bağımsız bir yaratım markasına dönüşmeyi amaçladığı görülmektedir.
Özellikle kızının müzik eğitimi alması da Ergün için özel bir hedeftir. Kızının sadece başka bestecilerin eserlerini yorumlayan bir müzisyen olmasını değil, kendi özgün müzikal kimliğini oluşturmasını hayal etmektedir. Ergün, bir gün kendi yazdığı sözlerin kızının besteleri ve yorumuyla dinleyiciye ulaşmasını hedeflemekte ve bu, SedAI Studio'nun temel hayallerinden birini oluşturmaktadır. Uzun vadede, özgün şarkılar üreten, söz yazarlarıyla sanatçıları buluşturan ve yeni müzisyenlerin gelişimine olanak tanıyan bağımsız bir müzik yapım ve yaratım markası oluşturmayı arzu ediyor.
Müzik, Seda Ergün'ün hikâyesinde sonradan keşfedilmiş bir kariyer seçeneği değil, çocukluğundan beri hiç susmayan bir sestir. SedAI Studio ise o sesin, yıllar sonra kendi yolunu bulmuş halidir.



