Bugün: 10 Eylül 2026 Perşembe

SAĞLIK

"Protez Ameliyatı: Doğru Zaman, Doğru Yaşam!"


"Protez Ameliyatı: Doğru Zaman, Doğru Yaşam!"

Diz ve kalça kireçlenmesi, yaşam süresinin uzaması ve hareketsiz yaşam alışkanlıklarının artmasıyla birlikte her geçen yıl daha fazla kişiyi etkiliyor

5,64 B

Diz ve kalça kireçlenmesi, yaşam süresinin uzaması ve hareketsiz yaşam alışkanlıklarının artmasıyla birlikte her geçen yıl daha fazla kişiyi etkiliyor. Ancak birçok hasta, cerrahi tedaviyi ertelemek için "Henüz protez için erken", "Biraz daha dayanayım" veya "Ameliyat olursam uzun süre yürüyemem" gibi yanlış inanışlarla hareket ediyor. Uzmanlar, doğru zamanda yapılan protez ameliyatının, sadece ağrıyı ortadan kaldırmakla kalmayıp, kişinin hareket kabiliyetini koruyarak yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor.

Ortopedi alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, protez cerrahisini önemli ölçüde değiştirmiştir. Minimal invaziv cerrahi teknikleri sayesinde, ameliyatlar daha küçük kesilerle gerçekleştirilebiliyor ve bu sayede kaslar, tendonlar ve çevre dokular korunarak hastaların yaşadığı ağrı azalıyor, daha kısa sürede ayağa kalkabiliyor ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilme imkanı buluyorlar. Gelişen implant teknolojileri ve kişiye özel planlama yöntemleri ise protez ameliyatlarının başarı oranlarını daha da artırıyor.

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Üniversitesi Uluslararası Eklem Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Kurucusu Prof. Dr. Javad Parvizi, protez cerrahisinde zamanlamanın kritik bir faktör olduğunu vurguluyor. Hastaların yıllarca ağrıyla yaşamayı tercih etmelerinin doğru bir yaklaşım olmadığını ifade eden Parvizi, hastalığın ilerlemesiyle eklemdeki hasarın artmasının yanı sıra kas gücünün azaldığını, hareket kabiliyetinin kısıtlandığını ve genel fiziksel kondisyonun olumsuz etkilendiğini dile getiriyor. Bu durum, ameliyat sonrasındaki rehabilitasyon sürecini zorlu hale getirebiliyor.

Prof. Dr. Javad Parvizi, ameliyat kararının röntgen görüntülerine dayalı verilmediğini; hastanın günlük yaşamı, ağrı düzeyi, yürüme mesafesi, merdiven çıkabilme durumu, gece ağrıları ve yaşam kalitesindeki değişikliklerin de değerlendirildiğini belirtiyor. Doğru zamanlamanın, hastanın yaşam kalitesinin belirgin şekilde bozulduğu fakat kas yapısının ve genel sağlık durumunun hala güçlü olduğu dönemlerde yapılması gerektiğini ifade ediyor. Bu süreçte yapılan cerrahilerin işlevsel sonuçları genellikle çok daha başarılı oluyor.

Protez Ameliyatlarında Dokuları Koruyan Minimal İnvaziv Cerrahi

Günümüzde diz ve kalça protezi ameliyatlarında minimal invaziv cerrahi tekniklerinin kullanımının artığını açıklayan Prof. Dr. Javad Parvizi, bu yöntemin temel amacının yalnızca kesi boyutunu küçültmek olmadığını vurguluyor. Minimal invaziv cerrahinin asıl hedefi; ameliyat sırasında kaslara, tendonlara ve diğer sağlıklı dokulara mümkün olduğunca az müdahale etmektir. Çevre dokuların korunması, hastaların ameliyat sırasında yaşayabileceği kan kaybını azaltmakta, iyileşme sürecini de daha konforlu hale getirmekte.

Prof. Dr. Javad Parvizi, geçmişte ameliyat sonrasında hastaların uzun süre hastanede kalmasının ve hareket etmekten çekinmesinin yaygın olduğunu ancak günümüzdeki cerrahi teknikler, anestezi yöntemleri ve rehabilitasyon uygulamaları sayesinde bu durumun büyük ölçüde değiştiğini ifade ediyor. Uygun hastalar, ameliyatın ardından saatler içinde ayağa kalkabiliyor, kısa yürüyüşlere başlayabiliyor ve çoğu hasta birkaç gün içinde evine dönebilir hale geliyor. Erken hareket etmenin, kas kaybını önlediğini ve iyileşmeyi hızlandırdığını söylüyor.

Protez İçin Yaş Değil, Hastanın İhtiyacı Önemli

Toplumda yaygın bir şekilde bulunan "Henüz protez için çok gencim" düşüncesinin her zaman doğru olmadığını açıklayan Prof. Dr. Javad Parvizi, günümüzde tedavi kararının hastanın kronolojik yaşı yerine, fonksiyonel durumuna göre verildiğini aktarıyor. 50 yaşındaki bir hastanın yaşam kalitesi ciddi şekilde bozulmuşsa, yalnızca yaşını gerekçe göstererek ameliyatı ertelemenin doğru olmadığını dile getiriyor. Ayrıca, ileri yaştaki ve genel sağlık durumu iyi olan birçok hastanın da başarılı bir protez ameliyatı olabileceğini belirtiyor. Burada önemli olan, doğru hasta seçimi ve doğru zamanlamadır.

Gecikmiş tedavi, ağrı nedeniyle hareketin azalmasına yol açarak kilo artışı, kas zayıflığı ve denge problemleri gibi olumsuz durumlara sebep olabiliyor. Bu da hastanın genel sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.

Akıllı Protezlerle Kişiye Özel Tedavi

Protez teknolojilerindeki gelişmelerin yalnızca kullanılan malzemelerle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Javad Parvizi, günümüzde hastanın anatomisine ve yaşam tarzına göre planlanan yeni nesil "akıllı protez" yaklaşımlarının giderek yaygınlaştığını ifade ediyor. Her hastaya aynı protezi uygulamadıklarını vurgulayan Parvizi, hastanın kemik yapısı, bağ dengesi, hareket beklentisi ve günlük yaşam alışkanlıklarının ayrıntılı olarak değerlendirildiğini ve kişiye özel planlamalar ile protezin doğal eklem hareketine en yakın performansı göstermesinin hedeflendiğini belirtiyor.

Yeni nesil implant tasarımları ve gelişmiş ölçüm teknolojileri sayesinde protezlerin daha doğal hareket hissi sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Javad Parvizi, bunun hasta memnuniyetini de artırdığını kaydediyor. Gelecekte, sensör teknolojileriyle donatılmış akıllı protezlerin daha yaygın kullanılacağını ve bu sistemlerin protezin performansını takip edebileceğini, hastanın hareket düzeni hakkında veri sağlayabileceğini ve gerektiğinde hekime önemli bilgiler sunabileceğini öngörüyor. Ortopedide giderek daha kişiselleştirilmiş ve veri odaklı bir döneme girildiği belirtiliyor.

Amaç Yalnızca Ağrıyı Gidermek Değil, Hareketli Bir Yaşam Kazandırmak

Prof. Dr. Javad Parvizi'ye göre, protez cerrahisinin başarısı yalnızca ameliyatın teknik olarak iyi yapılmasıyla ölçülmüyor. Hastanın yeniden yürüyebilmesi, merdiven çıkabilmesi, sosyal yaşamına katılması ve bağımsızlığını koruyabilmesi de tedavinin önemli hedefleri arasında yer alıyor. Prof. Dr. Javad Parvizi, günümüzde protez cerrahisinin amacının yalnızca ağrıyı ortadan kaldırmak olmadığını; hastaların yeniden aktif, üretken ve hareketli bir yaşam sürmesini sağlamak olduğunu ifade ediyor. Doğru zamanda uygulanan modern cerrahi yöntemler ve kişiye özel tedavi planlaması sayesinde bu hedeflerin çok daha başarılı bir şekilde gerçekleştirilebildiği vurgulanıyor.