Bugün: 29 Eylül 2026 Salı

GÜNDEM

"Vodafone'dan İklim Direnci Raporu: Bağlantı Hayat Hattı"


"Vodafone'dan İklim Direnci Raporu: Bağlantı Hayat Hattı"

Vodafone Grubu, Avrupa ve Afrika'daki deneyimlerinden yararlanarak bağlantının iklim direnci açısından hayati bir destek olduğunu vurgulayan yeni bir rapor yayınladı

4,59 B

Vodafone Grubu, Avrupa ve Afrika'daki deneyimlerinden yola çıkarak, bağlantının iklim direnci açısından hayati bir destek olduğu mesajını veren yeni bir rapor yayınladı. "Bağlantı, İklim Dayanıklılığı İçin Bir Yaşam Hattı: Kesintiye Uğramayan Bir Dünyada İklim Direncini Sağlamak" başlıklı raporda, iklim değişikliği nedeniyle artan aşırı hava olaylarının, şiddetinin ve yol açtığı tahribatın artmasıyla birlikte, bağlantının iklim direnci için kritik bir altyapı haline geldiği vurgulanıyor. Rapor, erken uyarı sistemleri ve şebeke hazırlığı, acil durum müdahalesi, dijital yardım ve uzun vadeli toparlanma gibi konularda mobil şebekelerin ve dijital hizmetlerin iklim direncini nasıl desteklediğini ortaya koyuyor. Ayrıca, "öngör, hazırlanın, müdahale edin ve toparlanın" yaklaşımının önemli olduğu ifade ediliyor ve Vodafone'un faaliyet gösterdiği pazarlarda iklim dayanıklılığını destekleyen bağlantının gerçek hayattan örneklerine değiniliyor.

COP31 Öncesi Küresel Gündeme Katkı

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde yayınlanan rapor, iklim değişikliğine karşı dirençli şehirler ve altyapılar oluşturulmasına yönelik küresel gündeme de katkı sağlıyor. COP31'in önceliklerinden biri olan dirençli altyapı yaklaşımı, enerji, ulaştırma ve iletişim gibi kritik sistemlerin aşırı hava olayları ve uzun vadeli iklim riskleri karşısında kesintisiz çalışabilmesini hedefliyor. Vodafone'un raporunda verilen örnekler, bağlantı altyapısının iklim dayanıklılığı üzerindeki rolünü gösterirken, mobil şebekelerin erken uyarı sistemlerinden afet müdahalesine kadar şehirlerin ve toplumların dayanıklılığını destekleyen hayati bir unsur olduğunu kanıtlıyor.

Vodafone Grubu İletişimler ve Kurumsal İletişimler Direktörü Joakim Reiter, "İklim kaynaklı afetler daha sık ve şiddetli hale geldikçe risk de artıyor. Bağlantı kesilirse, uyarılar insanlara ulaşmayabilir, acil durum hizmetlerinin koordinasyonu zorlaşabilir ve topluluklar en çok desteğe ihtiyaç duydukları anda dış dünyadan kopabilir. Bu, bağlantının artan dayanıklılığı açısından kritik bir altyapı olduğu anlamına geliyor. İklim olayları yaşanmadan önce bu altyapı güçlendirilmelidir ki, diğer sistemler baskı altında kaldığında insanlar, hizmetler ve ekonomiler birbirleriyle bağlantılı kalabilsin," şeklinde konuştu.

Aşırı Hava Olayları 1,6 Milyar İnsanı Etkiledi

Son yıllarda önemli ölçüde artan aşırı hava olayları, dünya genelinde 1,6 milyar insanı etkiledi ve yalnızca son 10 yılda 2 trilyon ABD dolarından fazla ekonomik kayba yol açtı. Bulgular, bağlantının bir aksaklık ile felaket arasındaki ya da hızlı toparlanma ile uzun süreli kriz arasındaki farklılığı belirleyebileceğini gösteriyor. İklim olayları yaşandığında, iletişim kurma, uyarıları alma, hizmetlere erişme ve para transferi yapma yeteneği, kamu güvenliği, acil durum koordinasyonu ve toplumsal dayanıklılık açısından hayati öneme sahip hale geliyor. Rapora göre, mobil şebekeler, risklerin öngörülmesine, temel hizmetlerin devamlılığının sağlanmasına, acil durum müdahalesinin mümkün kılınmasına ve toparlanmanın desteklenmesine yardımcı olabiliyor.

Erken Uyarı, Hasarı %300'e Kadar Azaltabiliyor

Rapora göre, erken uyarı sistemleri, tehlikelerin ortaya çıkmasından sonraki ilk 24 saat içinde devreye girdiğinde, oluşabilecek zararları yüzde 300'a kadar azaltma potansiyeline sahip. Ancak bu etkinin sağlanabilmesi için uyarıların toplumun geniş kesimlerine hızlı ve kesintisiz şekilde ulaştırılması kritik öneme sahiptir.

Dünya nüfusunun yaklaşık %70'i, %95'inin mobil genişbant şebekelerine erişimi ve %80'e yakınının cep telefonu sahibi olmasına rağmen, erken uyarı sistemlerinden korunmuyor. Elektrik kesintileri, şebeke dayanıklılığı açısından büyük bir risk teşkil ediyor. Birleşik Krallık'ta bildirilen telekomünikasyon olaylarının yaklaşık %25'i elektrik kesintileriyle bağlantılı. Her 5 ülkeden 20'sinin Ulusal Acil Durum Telekomünikasyon Planı oluşturmaması, kriz hazırlığı ve koordinasyonunda boşluklar yaratıyor. Küresel iklim finansmanının %100'ünden azı yerel düzeydeki iklim faaliyetlerine ulaşmakta. Bu durum, mobil para, dijital kuponlar ve dijital ödemelerin desteğinin doğrudan topluluklara ulaştırılmasında oynayabileceği rolü vurguluyor.

Siyasi Yapıcılara Öneriler

Vodafone, iklim olayları öncesinde, sırasında ve sonrasında bağlantının bir yaşam hattı olmaya devam etmesini sağlamak için hükümetlerin, düzenleyici kurumların, sektör ortaklarının ve insani yardım kuruluşlarının birlikte çalışması çağrısında bulunuyor. Raporda dayanıklılıkla ilgili yatırımların önceliklendirilmesi, gelişen teknolojilerin yaygınlaştırılması, afet müdahalesinin koordine edilmesi ve dijital finansın uyum önlemlerine dahil edilmesi konularına acil dikkat gösterilmesi öneriliyor.

Türkiye'den Örnek Çalışma

Rapora göre, kuraklık, su stresi, ani su baskınları ve sel, Türkiye'nin en yaygın iklim riskleri arasında yer alıyor. Artan sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri, kentleşme ve altyapı üzerindeki baskıların bu riskleri daha da şiddetlendirmesi bekleniyor. Temmuz 2025'te Doğu Anadolu'da gerçekleştirilen belediye peyzaj ve yol yükseltme çalışmaları sonucu kritik öneme sahip bir Vodafone tesisi yeni yol seviyesinin önemli ölçüde altında kaldı. Tesis, 8 saat süren kesintisiz canlı operasyon boyunca herhangi bir hizmet kesintisi yaşanmadan, çelik bir platform ve geçici destekler kullanılarak iki metre yükseltildi. Böylece Vodafone, selin daha geniş çaplı kesintilere yol açmadan önce kritik bir merkezi koruyarak, aşırı hava koşullarının altyapıyı zorladığı durumlarda insanların, işletmelerin ve temel hizmetlerin güvendiği şebeke kapasitesini korumaya yardımcı oldu.