Bugün: 23 Şubat 2026 Pazartesi

SAĞLIK

Akran Zorbalığı: Çocuklara 9 Etkili Önlem!


Akran Zorbalığı: Çocuklara 9 Etkili Önlem!

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor

5,16 B
 Akran Zorbalığı: Çocuklara 9 Etkili Önlem!

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması, toplumda önemli endişeleri beraberinde getiriyor. Araştırmalar, Türkiye'de her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına maruz kaldığını ortaya koyuyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi çeşitli şekillerde kendini gösterebiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, özellikle dijital ortamın yaygınlaşmasıyla akran zorbalığının çok daha sık görülmeye başlandığını ifade ediyor. Dr. Sancak, zorbalığı "çocuklar arasında olur böyle şeyler" diyerek görmezden gelmenin, durumu yalnızca kötüleştirdiğine ve çocuğun ruh sağlığı ile akademik geleceğini olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Erken müdahale ve önlemlerle zorbalığın önlenebileceğini vurguluyor.

Dr. Sancak, akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda gözlemlenen 7 önemli belirtiyi sıralıyor ve ailelere 9 etkili önlem önerisinde bulunuyor. Bu belirtilerden bazıları, okul gitmeme isteği, ani içe kapanma, eşyaların kaybolması ya da zarar görmesi, sosyal medya kullanımında ani değişim, uyku düzeninde bozulma gibi durumları içeriyor.

Öneriler arasında ilk sırada, yalnız kalmamak geliyor. Zorbalığın genellikle içe kapanık ve sosyal olarak izole olmuş çocukları hedef aldığını belirten Dr. Sancak, çocukların özellikle teneffüslerde ve okul çıkışlarında yalnız kalmamalarının önemli bir koruyucu önlem olduğunu söylüyor. Bir arkadaşla birlikte olmanın caydıcı bir etki oluşturduğunu ve güç verdiğini ifade ediyor.

Bir diğer öneri, zorbalık karşısında kararlı bir şekilde, kısa ve net cümlelerle sınır koymak. Uzun açıklamalar veya tartışmalara girmek çoğu zaman işe yaramaz ve zorbanın ilgisini artırabilir. Dr. Sancak, çocuğun net bir şekilde "Bunu istemiyorum" gibi ifadelerle sınır koymasını ve yetkili birine başvurmasını önermektedir.

Dijital zorbalıkla ilgili olarak, zorbalığı mutlaka aileye anlatmak gerektiğini vurgulayan Dr. Sancak, birçok çocuğun yaşadıkları durumu anlatmaktan çekindiğini belirtiyor. Ailelerin, çocuklarına yaşadıkları zorbalığı içlerine atmamaları gerektiğini ve bu durumu paylaşarak çözebileceklerini hissettirmeleri gerektiğini ifade ediyor.

İletişim konusunda çocukları yargılamamak ve yanlarında olmak da oldukça önemli. Ailelerin çocuklarıyla düzenli iletişim kurması ve sorunları küçümsememesi gerektiğini belirten Dr. Sancak, empati ve anlayışla yaklaşmanın önemine dikkat çekiyor. Çocuklara açık uçlu sorular sorarak güvenli bir iletişim alanı oluşturulması gerektiğini ifade ediyor.

Ayrıca, zorbalığın tanımını öğrenmelerinin de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Sancak, çocuklara "Bir davranış seni incitiyorsa, tekrar ediyorsa ve dur demene rağmen devam ediyorsa bu zorbalıktır" şeklinde bilgilendirme yapılmasının faydalı olacağını belirtiyor.

Okulla işbirliği kurmanın da zorbalığın üstesinden gelinmesinde kritik bir rol oynadığını belirten Dr. Sancak, bu tür durumlarda öğretmenler ve okul yöneticileriyle iletişime geçilmesi gerektiğini ifade ediyor. Olayları dramatize etmeden, net bir şekilde ve somut bilgi vererek sorunun açıklanması gerektiğini ekliyor.

Son olarak, zorbalığın yalnızca mağdur ve zorba arasında kalmadığını, aynı zamanda izleyicilerin de sürecin bir parçası olduğunu belirten Dr. Sancak, çocuklara empati ve dayanışma kültürünü öğretmenin önemini vurguluyor.

Tüm bu öneriler, çocukların akran zorbalığından korunmalarında kritik bir rol oynamakta ve ailelerin nasıl yaklaşması gerektiği konusunda rehberlik sağlamaktadır. Dr. Sancak'ın bu tavsiyeleri, zorbalığın üstesinden gelmek ve çocukların güvenli bir yaşam sürmelerine katkıda bulunmak için büyük önem taşıyor.