Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Öngören, 24 Ağustos Pazartesi günü idrak edilecek Mevlid Kandili dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Mevlid Kandili, İslam toplumlarında asırlardır çeşitli etkinliklerle kutlanmakta ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in doğumunu hatırlatmaktadır. Prof. Dr. Öngören, bu gecenin, Regâib, Mi‘rac, Berat ve Kadir geceleriyle birlikte beş kandilden biri olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Öngören, İslam tarihi boyunca kandil gecelerinin farklı geleneklerle yaşatıldığını ifade ederek, “Mevlid kandillerinde cami minareleri başta olmak üzere birçok yerde kandiller yakılır, toplu halde Kur’an-ı Kerîm okunur ve Resûl-i Ekrem'in hayatına dair sohbetler edilir. Ayrıca onun özellikle doğumunu anlatan ilahiler meşk edilir, ardından yemek ve şerbet ikramına geçilir.” diye konuştu.
Mevlid Kandili'nin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşan Prof. Dr. Öngören, gecenin merkezinde Hz. Muhammed’e (a.s.) duyulan sevginin ve onun getirdiği mesajın yeniden anlaşılması gerektiğini vurguladı. “Mevlid kandilini Peygamber Efendimize sevgimizi ve imanımızı tazelemek için bir vesile kılabiliriz. Ona karşı sevgimiz bizi Allah’ın kitabı Kur’an ile buluşturacaktır. Peygamber’e iman, Kur’an’a imandan önce gelir. Çünkü en başta bizim gibi bir insan olan Muhammed (a.s.), kendisine melek gelip Allah’tan ayetler, yani Kur’an getirdiğini duyurmakla bir peygamber olduğunu da ilan etmiştir.” şeklinde ifadelerde bulundu.
Hz. Muhammed'in (a.s.) peygamberliğinin kabul edilmesinde kişiliğinin ve güvenilirliğinin son derece önemli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Öngören, “Hz. Muhammed’in (a.s.) peygamberliğini kabulde en temel unsur onun ‘güvenilir bir kimse’ olmasıdır. Doğru sözlü ve güvenilir bir kimsenin verdiği bilgi elbette ki doğru ve güvenilir olacaktır.” dedi. Bu bağlamda, Hz. Muhammed'in peygamberlik öncesi hayatının da çok önemli olduğunu, insanların onu güvenilir bir kimse olarak tanıdığı için peygamberliğini kabul ettiklerini vurguladı.
Mevlid Kandili sırasında yapılabilecekler hakkında önerilerde bulunan Prof. Dr. Öngören, Peygamber Efendimizin hayatının ve ahlakının anlatıldığı sohbetlerin yanı sıra bireysel olarak salavat getirmenin önemine dikkat çekti. “Peygamber’e muhabbetin artması ve imanının tazelenmesi için sohbetlerin yanı sıra ferdî olarak bolca ‘salavat’ getirilmelidir.” ifadelerini kullandı.
Son olarak, günümüzdeki gençlerin inanç dünyasındaki tartışmalara değinen Prof. Dr. Öngören, özellikle deizm meselesine dikkat çekti. “Günümüzde gençlerin inanç bakımından ‘deizme’ kaydığı dile getirilmektedir.” diyen Prof. Dr. Öngören, bu durumu şöyle açıkladı: “Yani gençler arasında Allah’ın varlığını kabul ettiği halde Hz. Peygamber’e ve getirdiği Kur’an’a inanmama eğilimi söz konusudur. Bunun önüne ancak peygamber efendimizin ve Kur’an’ın güzelliklerini etkili bir şekilde anlatmakla geçilebilir. Hz. Peygamber’e iman, deizmin panzehiridir. O yüzden kandil gibi önemli gün ve geceleri vesile ederek sosyal medya dahil bütün vasıtaları değerlendirmek gerekir.”



