Bugün: 4 Eylül 2026 Cuma

SAĞLIK

"Okul Korkusu: Çocukların Ayrılık Kaygısı"


"Okul Korkusu: Çocukların Ayrılık Kaygısı"

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr

2,67 B

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yakup Erdoğan, çocuklarda okul korkusu ve okula gitmeyi reddetme nedenleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Özellikle ayrılık kaygısının bu tür davranışlarla ilişkisi üzerine durdu.

Okul Korkusu ve Ayrılık Kaygısı

Okulların açılması birçok çocuk için heyecan verici bir süreci başlatırken, bazı çocuklar için yoğun kaygılara neden olabiliyor. Dr. Erdoğan, özellikle okula yeni başlayan, uzun bir tatilin ardından sınıfa dönen ya da okul değiştiren çocukların, evden çıkmak istememe, ebeveynine sıkı bir şekilde tutunma, okul kapısında ağlama gibi belirtilerle okula gitmeyi reddetme eğiliminde olabileceğini belirtti.

Dr. Erdoğan, çocukların verdiği sinyallerin doğru bir şekilde yorumlanmasının önemine vurgu yaparak, okul korkusunun, çocuğun okula gitme düşüncesi karşısında yoğun kaygı yaşaması ve bu nedenle okula gitmekten kaçınmasını içerdiğini ifade etti. Bazı çocuklar bu kaygıyı direkt olarak 'korkuyorum' diyerek anlatırken, diğerleri fiziksel semptomlarla, örneğin karın ağrısı, baş ağrısı ya da mide bulantısı şeklinde ifade edebiliyor. Bu belirtilerin çoğunlukla okul saatleri yaklaştıkça arttığını ve evde kaldıklarında hafifleyebileceğini söyledi.

Ayrılığın Kaynağını Anlamak Önemli!

Okula gitmek istemeyen her çocuğun aynı nedenlerden dolayı zorlanmadığını söyleyen Dr. Erdoğan, çocukların farklı durumlar karşısında kaygı yaşayabileceğini belirtti. Çocuklar, anne babasından ayrılma, okulda yalnız kalma, öğretmeniyle iletişim kuramama gibi çeşitli kaygılar taşıyabilirler. Akran zorbalığı, öğrenme güçlüğü, dikkat sorunları gibi faktörler de okul reddinin nedeni olabiliyor.

Dr. Erdoğan, okul korkusunun sadece okul kapısındaki davranışlarla açıklanamayacağını, çocuğun ev, okul ve sosyal hayatının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Okul, ayrılığı görünür hale getirdiği için bu kaygının en çok yaşandığı yerlerden biri olabilir.

Bedensel Belirtilerin Önemi!

Okul sıralarında ortaya çıkan bedensel şikayetlerin sadece bahane olarak düşünülmemesi gerektiğine değinen Dr. Erdoğan, kaygının çocuklarda fiziksel belirtilerle kendini gösterebileceğini belirtti. Gerçekten bir sağlık problemi olup olmadığı değerlendirilirken, fiziksel bir hastalık saptanmadıysa, duygusal etkenlerin araştırılması gerektiğini vurguladı.

Uzun Vedalar Çocuğa Zarar Verebilir!

Okul kapısında yapılan uzun vedaların ayrılık anını daha da zorlaştırabileceğini belirten Dr. Erdoğan, ebeveynlerin sakin, kararlı ve öngörülebilir olmalarının çocuklara güven verdiğini söyledi. Vedalaşmanın kısa, net ve sıcak olması gerektiğini ifade eden Dr. Erdoğan, ebeveynlerin geri dönüş zamanlarını çocuğun anlayabileceği bir biçimde belirtmesi gerektiğini belirtti. Uzun vedalar, çocukta ayrılığın tehlikeli olduğu mesajını verebiliyor.

Kaygıyı Artıran Sözlerden Kaçınılmalı!

Çocuğu tehdit eden, utandıran ve korkusunu küçümseyen yaklaşımların sorunu derinleştirebileceği uyarısında bulunan Dr. Erdoğan, bu tür ifadelerin çocuğun kaygısına utanç ve suçluluk hissi ekleyebileceğini söyledi. Bunun yerine çocuğun duygusunun kabul edilmesi, ancak okula devam etme konusunda sakin bir tutum sergilenmesinin gerektiğini belirtti.

Aile ve Okul İş Birliği Önemli!

Okul korkusunun çözümünde öğretmenler, rehberlik servisi ve aile ile çocuk ruh sağlığı uzmanlarının ortak bir yaklaşım geliştirmesinin önemine değinen Dr. Erdoğan, çocuğun okula geldiği ilk dakikaların önceden planlanmasının kaygıyı azaltabileceğini bildirdi.

Dr. Erdoğan, çocuğun karşılanacağı, sınıfa nasıl geçeceği ve gün sonunda kimin alacağına dair netliğin sağlanmasının gerektiğini vurguladı. Ebeveynlerin evde ve okulda aynı dili konuşmamasının çocuğun belirsizlik hissini artırabileceğini belirtti.

Okul Reddinin Nedeni Anlaşılmalı!

Okul reddinin birçok ruhsal, gelişimsel veya çevresel nedenlerle ilişkili olabileceğine dikkat çeken Dr. Erdoğan, çocuğun yaşadığı sıkıntının doğru anlaşılmasının sorunları çözmekte etkili olacağını ifade etti. Eğer kaygılar giderek artıyor, çocuk düzenli okula gidemiyor veya fiziksel şikayetlerinde artış gözleniyorsa profesyonel değerlendirme almak gerektiğini açıkladı.

Dr. Erdoğan, her çocuğun durumu için bireysel bir tedavi planının oluşturulması gerektiğini belirterek, gerektiğinde çocukla psikoterapi seansları, ebeveyn danışmanlığı ve okul düzenlemeleri gibi desteklerin sunulacağını ifade etti.