Bugün: 4 Eylül 2026 Cuma

SAĞLIK

"Erken Okuma Avantaj Değil, Bazen Dezavantaj Olabilir!"


"Erken Okuma Avantaj Değil, Bazen Dezavantaj Olabilir!"

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr

2,76 B

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Merve Yüksel Kadıoğlu, okul öncesi dönemde okuma yazma öğrenmenin çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine değindi. Kadıoğlu, erken yaşta okuma öğreniminin her çocuk için mutlaka bir avantaj teşkil etmediğini belirtti. Araştırmalar, erken yaşta okumaya başlayan çocukların ilk yıllarda akranlarına göre daha önde gibi göründüğünü, ancak bu farkın ilerleyen yıllarda kapanabileceğini göstermektedir.

Kadıoğlu, ailelerin çocuklarını diğer çocuklarla kıyaslama eğilimlerinin sıkça karşılaşıldığını hatırlatarak, “Erken okumak tek başına bir garanti değil, yanlış uygulamalarda geri tepebiliyor” ifadesini kullandı. Uzun süreli bir araştırmada, 5 yaşında okumaya başlayan çocuklar ile 7 yaşında okumaya başlayan çocuklar karşılaştırıldığında, erken başlayanların ilk yıllarda daha önce harf ve kelime okudukları görüldü. Ancak, 11 yaşına gelindiğinde bu boşluk tamamen kapandı ve geç başlayan çocuklar okuduğunu anlama becerilerinde daha iyi sonuçlar aldılar.

Dr. Kadıoğlu, okul öncesi eğitimin temel amacının ilkokul müfredatını erken öğretmek olmadığını vurgulayarak, oyun temelli eğitimin önemine dikkat çekti. Yapılan başka bir araştırmada, okul öncesinde yoğun akademik eğitim alan çocuklarla oyun temelli eğitim alan çocuklar arasında ilkokulun ilk yıllarında fark olmadığı; ancak dördüncü sınıfa gelindiğinde, yoğun akademik baskıya maruz kalan çocukların notlarının düştüğü, oyun temelli eğitim alan çocukların notlarının ise yükseldiği görüldü. Bu durumu, çocukların büyüdükçe okuldan daha fazla özerklik, merak ve öz güven beklemesinin etkili olduğu şeklinde açıkladı.

Eğitimde okula hazırlığın sadece harfleri ezberlemekle sınırlı olmadığını anlatan Kadıoğlu, okula hazırlıkta dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar arasında çocuğun dikkatini bir işe verebilmesi, sırayı bekleyebilmesi, makas ve kalem kullanabilmesi, boyama yapabilmesi, zengin bir kelime dağarcığına sahip olması gibi yetilerin bulunduğunu belirtti. Araştırmalar, özellikle ince motor becerilerinin ve öz kontrolün, ilkokuldaki okuma ve matematik başarısının en güçlü habercileri olduğunu göstermektedir. Çocukların sınırları takip edebilmesi ve oyun sırasında sıra bekleyebilmesi, harfleri ezbere bilmesinden daha fazla önem taşımaktadır.

Kadıoğlu, okula başlamadan önce okuma yazma öğrenmiş çocukların sınıfta sıkılma ve motivasyon kaybı yaşayabileceklerine de değindi. Okuma bilen çocukların sınıfta nasıl motive edileceği konusunda öğretmenlerin yeterli bilgiye sahip olmadığını belirterek, önerilen çözümün çocuğu üst sınıfa atlatmak değil, aynı sınıfta ona zenginleştirilmiş kitaplar ve ek etkinlikler sunmak olduğunu ifade etti.

Aileler arasındaki kıyaslamaların çocuk üzerinde ciddi bir performans baskısı oluşturabileceğine dikkat çeken Kadıoğlu, ebeveynlerin eğitim konusundaki kaygılarının çocuklara doğrudan yansıdığını söyledi. Kaygılı bir ebeveynin önce kendi gerginliğini yaşadığını belirten Kadıoğlu, bu durumun çocuğun öğrenmeye karşı isteksizleşmesine yol açabileceğini belirtti.

Bazı çocukların kendi ilgileriyle harflere ve yazılı kelimelere erken yaşlarda ilgi gösterebildiklerini dile getiren Kadıoğlu, çocukların doğal meraklarının bastırılmaması gerektiğini; ancak bu ilginin sistematik bir ders haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı. Çocuk sorduğunda cevap vermek, birlikte kitap okurken kelimeleri parmakla göstermek ve istedikleri harfi yazmalarına yardımcı olmak yeterli olacaktır. Çocuk sıkılırsa bırakmanın önemli olduğunu belirtti ve rehberlik eden ama zorlamayan bir tutumun en sağlıklı yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi.

Dr. Merve Yüksel Kadıoğlu, okula hazırlık sürecindeki ailelere şu üç önemli öneride bulundu:

  • “Harf ezberletmek yerine kalem tutma, makas kullanma, boyama gibi ince motor becerileri destekleyin.”
  • “Birlikte kitap okuyun, sohbet edin, sorular sorun. Kelime dağarcığı ve dikkat, okumanın en sağlam temeli.”
  • “Çocuk kendi ilgisiyle harf öğrenmek isterse destekleyin; ama ‘herkes biliyor, o da bilsin’ kaygısıyla zorlamayın.”