Bugün: 11 Eylül 2026 Cuma

SAĞLIK

"Tiroit Kanseri: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!"


"Tiroit Kanseri: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor!"

Tiroit bezi hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan  tiroit kanserinin toplumda görülme sıklığı giderek artıyor

4,36 B

Tiroit bezi hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla oluşan tiroit kanseri, günümüzde toplumda görülme sıklığı giderek artan bir sağlık sorunu olarak dikkat çekiyor. Son veriler, tiroit kanseri görülme oranının son 40 yıl içinde 3 kat arttığını gösteriyor. Bu artışın sebepleri arasında sağlıksız beslenme, kanserojen maddelere maruz kalma ve obezite gibi faktörler öne çıkarken, günümüzde şüpheli nodüllere erken tanı konulabilmesi de önemli bir rol oynuyor.

Acıbadem Altunizade Hastanesi Genel Cerahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Köstek, modern teknolojiler sayesinde tiroit kanserinin erken dönemde tespit edilebildiğine ve tedavi edilebildiğine vurgu yapıyor. Ailesinde tiroit kanseri öyküsü bulunan bireylerin, herhangi bir belirtileri olmasa bile tarama amacıyla tiroit bezlerinin ultrasonografi ile değerlendirilmesinin yaşamsal önem taşıdığını belirtiyor. Ayrıca, tiroit nodülü bulunan kişilerin düzenli takiplerini aksatmamaları gerektiğini ifade eden Köstek, ultrasonografi ile değerlendirilmemiş nodüller için hastalara en kısa sürede tetkik planlamasını öneriyor.

Boyundaki her şişlik kanser anlamına gelmiyor, ancak…

Boynun ön kısmında bulunan kelebek şeklindeki tiroit bezi, metabolizma düzenleme, kalp hızı ayarlama ve vücut ısısını kontrol etme gibi birçok yaşamsal işlevde hormonlar üretiyor. Ancak bu dokudaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu tiroit kanseri gelişiyor. Tiroit nodülleri toplumda yaygın olarak bulunmakta ve bunların yalnızca küçük bir kısmı kanseröz özellik taşımaktadır. En sık görülen ve yavaş seyreden tiroit kanseri türü papiller tip olup, anaplastik tip daha hızlı seyretmesine rağmen daha nadir rastlanmaktadır. Ayrıca, hormon üretmeyen hücrelerden kaynaklanan medüller tiroit kanseri de tanımlanmaktadır.

İyot eksikliğinden obeziteye…

Tiroit kanseri, erkeklere göre kadınlarda 4 kat daha fazla görülmektedir. Kadınlarda daha sık rastlanmasının sebebinin belirlenemediğini, ancak bazı hormonlar ve otoimmün hastalıkların etkili olabileceğini düşünülmektedir. Tiroit kanserinin tek bir sebebi yoktur; ancak özellikle iyot eksikliğinin önemli bir etken olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, iyot eksikliğine yol açabilecek sebzelerden (örneğin, karalahana) kaçınılması önerilmektedir. Bunun yanı sıra sağlıksız beslenme, obezite ve tütün kullanımı da tiroit kanseri riskini artıran faktörlerdendir. Doç. Dr. Mehmet Köstek, çocukluk çağında radyasyon tedavisi gören veya ailesinde tiroit kanseri öyküsü olan kişilerin daha fazla risk altında olduğunu vurgulamaktadır.

Erken dönemde belirti vermeyebiliyor

Tiroit bezinin boyunda, kasların hemen altında yer alması nedeniyle, kitle büyüdüğünde dışarıdan fark edilmeyebilir veya çevre dokulara yayılmadan belirgin bir bulgu vermeyebilir. Bu nedenle, tiroit kanseri genellikle başka sebeplerle yapılan incelemelerde veya sağlık check-up'ları sırasında tesadüfen teşhis edilir. Kanser ilerledikçe, hastalar boyunlarında şişlik, ses bozuklukları, nefes darlığı, yutkunma güçlüğü ve baskı hissi gibi belirtilerle hekime başvurabilir. Doç. Dr. Köstek, bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra tedavi sürecinin zorlaştığını ifade ederek, şüpheli nodüllerin erken dönemde saptanmasının ve tedavi edilmesinin önemine vurgu yapmaktadır.

Tanıda biyopsi kritik rol oynuyor

Tiroit nodülünün kötü huylu olup olmadığını belirlemede biyopsi işlemi kritik bir öneme sahiptir. Hekimler, tiroit ultrasonunda şüpheli nodüller tespit ederse, belirli risk bulgularınızı taşımanız durumunda biyopsi önerirler. Biyopsi sonucunda kanserle uyumlu bir tanı konulursa, kötü huylu dokunun vücuda yayılmadan önce çıkarılması için cerrahi tedavi planlaması aşamasına geçilir.

Ömür boyu ilaç kullanmaya gerek kalmayabiliyor

Tüm kanser türlerinde olduğu gibi tiroit kanserinde de erken teşhis ve tedavi yaşamsal önem taşır. Doç. Dr. Mehmet Köstek, erken tanı konulan tiroit kanserlerinde yalnızca tiroit bezinin bir tarafının alınmasının yeterli olabileceğini belirterek, bunun hastaların ömür boyu hormon ilacı kullanma ihtiyacını ortadan kaldırabileceğini ifade etmektedir. Ameliyat sonrası radyoaktif iyot tedavisine duyulan gereksinim de önemli ölçüde azalmaktadır. Ancak ileri evrede, tiroit bezinin alınmasının yanı sıra lenf bezlerinin de çıkarılması gerekebileceğini kaydetmektedir. Bu aşamada operasyonlar daha uzun sürmekte ve komplikasyon riski artmaktadır. İleri evrede hastalar ömür boyu tiroit ilacı kullanmaya ihtiyaç duymaktadır.

Cerrahi yöntemde başarı oranı oldukça yüksek

Erken tanı konulan tiroit kanseri tedavisinin ilk ve önemli aşamasını cerrahi yöntem oluşturur. Günümüzde tiroit kanseri cerrahisinde son derece başarılı sonuçlar elde edilmekte ve hastaların yaşam süreleri etkilenmeden günlük yaşamlarına devam etmeleri sağlanmaktadır. Doç. Dr. Köstek, ameliyatın boynun ön kısmında yaklaşık dört santimetrelik bir kesiden yapıldığını açıklayarak, hastaların bir gün içinde taburcu edilip 3-4 gün içerisinde normal yaşamlarına dönebildiklerini belirtmektedir. Deneyimli cerrahlar tarafından uygun teknikle gerçekleştirilen operasyon sonrası komplikasyon riski oldukça düşüktür.