Ekim ayı boyunca, pembe kurdeleler, kadınlara yönelik tarama çağrıları ve “erken teşhis hayat kurtarır” mesajları toplumsal farkındalığı arttırmak amacıyla öne çıkıyor. Ancak bu hatırlatmalar arasında erkeklerde de görülebilen meme kanserine dair uyarıların neredeyse hiç yer almadığı dikkat çekiyor. Meme kanseri genellikle kadın hastalığı olarak bilinse de, erkeklerde de görülmesi ve bu konuda farkındalık eksiklikleri nedeniyle sıklıkla ileri evrede teşhis ediliyor.
Türkiye'de ulusal kayıtlar sınırlı olmakla birlikte, uzmanlar yılda 200-250 yeni erkek vakası olduğuna işaret ediyor. Bazı merkezlerin verileri bu rakamların daha yüksek olabileceğini öne sürüyor. Son 25 yılda erkeklerde meme kanseri görülme sıklığının yüzde 26 arttığı bildiriliyor. Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Alihan Gürkan, erkeklerde görülen meme kanseri ile ilgili önemli bilgiler aktarıyor.
Erkeklerde meme kanseri de gündeme getirilmeli
Dünya genelinde tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 1’i erkeklerde görülüyor. Amerikan Kanser Derneği'nin 2026 tahminlerine göre, ABD’de bu yıl yaklaşık 2.670 erkeğe invaziv meme kanseri tanısı konulması ve 530 erkeğin bu hastalıktan hayatını kaybetmesi bekleniyor. Meme Kanseri Farkındalığı Ayı’nda sadece tarama oranlarının artırılması yeterli değil; hastalığın herkes için geçerli olduğunu, erkeklerin de risk altında olduğunu ve erken teşhisin hayat kurtarıcı olduğunu tüm toplumun bilmesi gerekiyor.
Ailesinde meme kanseri olan "herkesin" dikkatli olması gerekiyor
Erkeklerde meme dokusu kadınlara kıyasla daha az olduğundan, kitleler daha kolay hissedilebilir. Ancak birçok erkek, “meme kanseri erkeklerde olmaz” yanılgısıyla sert bir kitle, meme başında içe çekilme, akıntı ya da cilt değişiklikleri gibi belirtileri ciddiye almıyor ya da utanma sebebiyle doktora gitmeyi erteliyor. BRCA mutasyonu taşıyan erkeklerde risk 100 kata kadar yükselebilir; bu nedenle aile öyküsü olan bireylerin dikkatli olması önemlidir. Özellikle ailesinde erkek meme kanseri öyküsü bulunan kadınların daha dikkatli davranmaları şart.
Tanı için geç kalınıyor…
Erkeklerde meme kanseri tanısı genellikle daha geç evrede konulmakta, bu da sağ kalım oranlarını olumsuz etkilemektedir. Erken evre tümörlerde 5 yıllık sağkalım oranı yüksek olmasına karşın, bölgesel ve metastatik evrelerde bu oran oldukça düşmektedir. Türk Onkoloji Grubu tarafından yapılan bir çalışmada ileri evre erkek meme kanseri oranının yüzde 30 civarında olduğu tespit edilmiştir.
İleri evre meme kanserine yakalanmamak için bunlara dikkat edin;
- Erkekler, memede veya koltuk altında yeni kitle, şekil değişikliği, meme başı akıntısı veya cilt değişiklikleri gibi durumlarda dikkatli olmalı ve bir hekime başvurmalıdır.
- Özellikle birinci derece akrabalarında meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan erkekler, genetik danışmanlık ve risk değerlendirmesi için yönlendirilmelidir.
- Sağlık profesyonelleri ve kamuoyu, meme kanseri farkındalığı çalışmalarında erkekleri de kapsayan mesajlar üretmelidir; "pembe" rengi yalnızca kadınlara ait bir simge olmamalıdır.
Belirtileri ihmal etmeyin!
Erkeklerde meme kanseri tanısı genellikle fizik muayene ile başlamaktadır. Genelde meme başı altında ağrısız sert kitle, meme başında içe çekilme, akıntı veya cilt değişiklikleri gibi belirtiler değerlendirilmektedir. Şüphe durumunda ultrason ve/veya mamografi yapılmakta; kesin tanı için ultrason veya mamografi eşliğinde ince iğne veya kor biyopsi ile doku örneği alınmaktadır. Biyopsi sonucunda tümör tipi, hormon reseptör durumu ve HER2 durumu belirlenir; gerekli durumlarda lenf nodu değerlendirmesi, ileri görüntüleme ve genetik testler eklenmektedir.
Kadınlara yapılan cerrahiden farkı yok
Cerrahi gereksinim duyulduğunda uygulanan yöntem, kadınlarda yapılan cerrahilerle benzerdir. Ancak erkeklerde meme dokusu sınırlı olduğundan ve tümörler genellikle meme başına yakın kısımlarda yerleştiğinden, en sık uygulanan yöntem memenin çıkarılmasıdır. Bu cerrahide meme dokusu, meme başı ve çevresiyle birlikte çıkarılmakta; koltuk altı lenf bezlerinin durumu değerlendirilmekte ve tutulum varsa koltuk altı temizlenmektedir. Uygun şekilde seçilmiş erken evre vakalarda, tümör boyutu ve yerleşimi uygunsa, meme koruyucu cerrahi de yapılabilmekte; sonrasında radyoterapi önerilmektedir. Ameliyat sonrası evreye ve tümör özelliklerine bağlı olarak hormon tedavisi, kemoterapi veya radyoterapi planlanmaktadır.



