Antalya'da gerçekleştirilen 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Türkiye sineması için sürdürülebilirlik adına önemli bir adım attı. "Yeşil Setler Mümkün" girişimi, Yeşil Prodüksiyon ve İklime Duyarlı Hikâye ödüllerini tanıtarak sinemada çevresel sorumluluğun teşvik edilmesi hedefiyle yeni bir yol açtı. Festival, 2023 öncesinde COP31 için devletlere somut dönüşüm mesajları verdi.
Festivalin bir parçası olarak ikinci kez düzenlenen "Yeşil Setler Mümkün", bu yıl kapsamlı bir program düzenleyerek iki yeni ödül, panel konuşmaları ve sektörel buluşmalar gerçekleştirdi. Doğa Derneği, ÇEVKO Vakfı ve Avrupa İklim Vakfı'nın katkılarıyla sürdürülebilir sinema konusundaki çalışmalara dikkat çekildi. Bu etkinlikler, sinemanın hem hikâye anlatımı hem de üretim süreçleri ile iklim değişikliği ile ilgili sorunların çözümüne katkıda bulunmasını amaçlıyor.
Türkiye sinemasında bir ilk: İki ödül sahiplerini buldu
Antalya Film Forum kapsamında ilk kez verilen İklime Duyarlılık Hikâye Ödülü, yönetmen Aslı Akdağ’ın Sisler Krallığı projesine verildi. Avrupa İklim Vakfı'nın desteğiyle verilen 2.000 avroluk bu ödül, iklim ve doğa meselelerini hikâye akışına dahil eden projeleri destekliyor.
Yeşil Prodüksiyon Ödülü ise yönetmen Metin Kuru’nun Cennetin Çiçekleri projesine verildi. Kazanan yapım, çekim aşamasına geçildiğinde Yeşil Setler Mümkün’den yeşil set danışmanlığı ve karbon ayak izi ölçüm desteği alacak.
Uluslararası sinema endüstrisi açısından önemli bir adım olan bu ödüller, çevresel sorumluluğu ödüllendiren ilk örnekler arasında gösteriliyor. Hikâye anlatıcılığı ve prodüksiyon süreçlerinin çevresel etkileri ayrı ayrı değerlendirildiği bu yaklaşım, sürdürülebilir sinema için yeni bir model sunuyor.
Sinema dünyayı değiştirir. Peki kendini?
Festival kapsamında düzenlenen “Sinemanın Geleceği: Film Endüstrisinde İklim Odaklı Dönüşüm” panelinde, sinemanın toplumsal etkisi ve üretim süreçlerinin çevresel sorumluluğu tartışıldı. Panelde, sürdürülebilirliğin tüm üretim aşamalarına entegrasyonu, karbon ölçümü, temiz enerji kullanımı, atıkların azaltılması gibi konular öne çıkarken, iklime duyarlı hikâyelerin toplumsal farkındalık yaratma potansiyeli vurgulandı.
Panelin mesajı açıktı: Sinemanın yeşil dönüşümü, sadece hikâyelerde değil; o hikâyelerin üretildiği setlerde de başlamalı. Bu dönüşüm, kamu, yapımcılar, yayıncılar ve platformlar arasında iş birliği gerektiriyor.
Sinema endüstrisinden devletlere COP31 çağrısı
Yeşil Setler Mümkün, Antalya Altın Portakal Film Festivali çerçevesinde Doğa Derneği, ÇEVKO Vakfı ve sektör profesyonelleriyle bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi. Bu toplantıda, COP31 dolayısıyla devletlere çağrıda bulunuldu.
“Sinema, yalnızca dünyayı nasıl gördüğümüzü değil, nasıl bir gelecek hayal ettiğimizi de şekillendiriyor. Ancak bu geleceği anlatırken kendi üretim biçimimizi de dönüştürmek zorundayız. Devletleri; sinema endüstrisini iklim ve doğa politikalarının karar süreçlerine dahil etmeye, setlerde temiz enerjiye erişimi desteklemeye, sürdürülebilir prodüksiyon için finansman oluşturulmaya ve sektörün çevresel etkilerini ölçülebilir hale getirmeye çağırıyoruz," denildi.
Yeşil Setler Mümkün, doğayı korumanın, anlatılacak hikâyelerin geleceğini de koruyacağına inanarak, çevresel etkileri azaltma, karbon ölçümünü yaygınlaştırma ve çevre dostu hikâyelere alan açma yükümlülüğünü üstleniyor.
Bir içimizden haber: Mükellef'e En İyi Belgesel Ödülü
Festivalde bir başka dikkat çekici başarı, Yeşil Setler Mümkün'ün kurucularından Ersin Gök’ün görüntü yönetmenliğini yaptığı Mükellef belgeselinden geldi. Yönetmen Arda Sarıgün olan bu film, En İyi Belgesel Film Ödülü'nü kazanarak önemli bir başarıya imza attı.
Zonguldak'ın kömür madenciliği tarihini ve maden işçilerinin emek mücadelesini konu alan bu belgesel, insanın toprakla ve doğal kaynaklarla olan ilişkisini de gözler önüne seriyor. Bu ödül, sinemanın yaratıcı üretimi içinde insan ile doğa arasındaki ilişkiyi sorguladığı için Yeşil Setler Mümkün ekibi açısından özel bir anlam taşıyor.
Hedef 2027: Daha güçlü, daha yeşil bir Altın Portakal
Gelecek yıl için hedeflerini belirleyen Yeşil Setler Mümkün, ödülleri geliştirmeyi, daha fazla yapımı sürdürülebilir prodüksiyon süreçlerine dahil etmeyi ve festivalin çevresel etkisini azaltacak somut projeleri hayata geçirmeyi planlıyor.
Yeşil Setler Mümkün, bu dönüşüme verdikleri destek için Antalya Altın Portakal Film Festivali yönetimine, tüm jüri üyelerine, paydaşlara ve sinema profesyonellerine teşekkür etti. “Çünkü sinemanın geleceği, içeriden attığımız adımlarla şekilleniyor,” vurgusu yapıldı.
Yeşil Setler Mümkün Hakkında
Yeşil Setler Mümkün, film, dizi ve reklam endüstrisinde aktif çalışan, doğaya ve sürdürülebilir bir geleceğe gönül veren sektör profesyonelleri tarafından kurulan gönüllü bir girişimdir. Sivil Alan Hareket Ağı Derneği bünyesinde, sektör profesyonellerinin önderliğinde faaliyet gösteren bu girişim, bilim temelli, ölçülebilir ve sektörün gerçeklerine uygun çözümlerle prodüksiyonların çevresel etkisini azaltmayı ve iklime duyarlı hikâye anlatıcılığını yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır.
ÇEVKO Vakfı ve Doğa Derneği ile imzalanmış iş birliği anlaşmaları ile birlikte, sektör deneyimini atık yönetimi, döngüsel ekonomi, biyoçeşitlilik ve doğa koruma uzmanlığı ile birleştirerek, karbon ayak izi ölçümü, sürdürülebilir prodüksiyon danışmanlığı ve eğitimlerle yeşil dönüşümün sektörel standardını oluşturmaktadır.



