Bugün: 27 Şubat 2026 Cuma

SAĞLIK

"HIV ve AIDS: Türkiye'de Vaka Artışı Uyarısı!"


"HIV ve AIDS: Türkiye'de Vaka Artışı Uyarısı!"

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ‘Nilüfer’de Sağlık’ buluşmalarında HIV ve AIDS masaya yatırıldı

4,84 B

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Nilüfer’de Sağlık’ buluşmaları kapsamında HIV ve AIDS konuları ele alındı. Seminere, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emin Halis Akalın ve akademisyen Doç. Dr. Uğur Önal katılarak önemli bilgiler paylaştı. Programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin'in yanı sıra, bilgi sahibi olmak isteyen çok sayıda vatandaş da katıldı.

Prof. Dr. Emin Halis Akalın, dünyada HIV vakalarının azalma eğiliminde olduğunu savunsa da Türkiye’deki durumun farklı olduğunu vurguladı. HIV/AIDS hastalığının 1980’li yıllardan beri devam eden önemli bir salgın olduğunu hatırlatan Akalın, “Dünyanın çok sayıda yerinde yeni enfeksiyon sayıları azalırken, Türkiye’de rakamlar maalesef yukarı doğru bir artış eğrisi gösteriyor. Resmi kayıtlara göre yaklaşık 60 bin kişi tanı almış durumda. Ancak bu rakam, durumunun farkında olmayanlarla birlikte ikiyle çarpılmalı,” dedi. Akalın, artık bu bireylere ‘HIV pozitif’ yerine ‘HIV ile yaşayan birey’ denildiğini belirtti. Günümüzde etkili tedaviler sayesinde bu kişilerin yaşam beklentisinin, HIV ile yaşamayan bireylerle aynı seviyeye geldiğini ifade etti.

Akalın, böyle önemli bir konuda farkındalık gösteren Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür ederek, belediye bünyesindeki Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi'nin anonim test imkanı sunarak damgalanma ve ayrımcılığın önüne geçilmesi açısından hayati bir rol oynadığını vurguladı.

Seminerde söz alan Doç. Dr. Uğur Önal, hastalığın bulaşma yolları ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. HIV’in en sık bulaşma yolunun korunmasız cinsel temas olduğunu belirten Önal, “Ancak HIV; tokalaşmakla, sarılmakla, aynı havayı solumakla veya ortak çatal-bıçak kullanımıyla kesinlikle bulaşmaz,” dedi. Doç. Dr. Önal, eğer bir birey ilaçlarını düzenli kullanır ve kanda virüs saptanamayacak düzeye indirilirse, o bireyin artık bulaştırıcı olarak kabul edilmediğini belirtti. Bu durumun hem toplum sağlığını koruduğunu hem de bireylerin çocuk sahibi olabilmelerine ve normal hayatlarına devam etmelerine olanak sağladığını ifade etti.

Akademisyenler, erken tanının bağışıklık sisteminin çökmesini engellemek ve toplumdaki yayılımı durdurmak için en güçlü silah olduğuna dikkat çekti. Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi. Bu tür buluşmaların, HIV/AIDS gibi kritik sağlık konularında farkındalığın artırılması açısından büyük öneme sahip olduğu aktarıldı.