Üsküdar Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor (SKS) Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen “Etkili Konuşma, Hitabet ve Kendini Dinletme” etkinliği, Perfüzyon Kulübü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinliğin konuk konuşmacısı ise İletişim Uzmanı Şaban Özdemir oldu. Özdemir, sağlık alanında iletişimin sadece bir “yumuşak beceri” olmadığını, aynı zamanda insanı merkeze alan, iyileştirici ve koruyucu bir güç olduğunu vurguladı.
Etkinlikte, sağlık alanında öğrencilerin ilgisini çeken bir söyleşi gerçekleştiren Özdemir, sağlık çalışanlarının hasta ile kurduğu ilişkinin tedavi sürecine doğrudan etkisi olduğunu belirtti. Güçlü iletişimin hastalarda güven duygusunu artırdığına ve bunun plasebo etkisini tetikleyen önemli bir unsur olduğuna dikkat çekti. Özdemir, “Hastalar, sağlık personelinin dudaklarından çıkacak bir sese, şefkat dolu ve güven veren bir ifade bekleyişi içindedir” dedi.
Hastalar şefkat dolu bir ifade bekliyor...
Özdemir, sağlık alanında yaşanan şiddet olaylarının önemli bir kısmının iletişim kazalarından kaynaklandığını ifade etti. Hastaların genellikle tıbbi bilgiden önce şefkatli bir ses, sakin bir ton ve anlaşılma hissi aradığını belirtti. Ayrıca, sağlıkta güçlü iletişimin plasebo etkisi yarattığını ve hastaların sadece bir vaka olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. “Reçete etmek veya ilaç vermek, tedavi sürecinde yeterli olmayacaktır” diyen Özdemir, iletişimin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
Nefes, en büyük cephanemiz!
İletişimin büyük bir bölümünün kelimelerle değil; beden dili, ses tonu ve tonlama ile kurulduğunu belirten Özdemir, iletişimin yaklaşık %90’ının sözcüklerin ötesinde gerçekleştiğini söyledi. “En doğru tonlama, kelimeye anlamsal olarak hakkını verebilmektir” diyen Özdemir, kelimelerin yalnızca doğru ses, ton ve vurgu ile duygusunun verilebileceğini ifade etti.
Özdemir, nefesin iletişimdeki önemine dikkat çekerek, “Nefes en büyük cephanemizdir. Doğru, ekonomik ve tasarruflu nefes kullanmalıyız” dedi. Diyafram nefesinin doğru alınmaması durumunda ses tellerinde sorunların yaşanabileceğini ve bu nedenle iletişimin sağlıklı bir şekilde yürütülemeyeceğini belirtti. Özdemir, sesin maskeye taşınarak daha geniş bir alanda yayılacağını ve ses tellerini koruyacağını vurguladı. Çeşitli meslek gruplarının, özellikle sesleriyle çalışan kişilerin doğru nefes teknikleri ile iletişimlerini güçlendirebileceğini ekledi.
Pozitif yaklaşım iletişimi güçlendiriyor
İletişimde samimiyetin önemine değinen Özdemir, insanların dilleri gibi beyinlerinin de iletişim kurduğunu belirtti. Özdemir, “Eğer iletişimde samimiyet varsa, beyinler de etkileşime giriyor. Birbirimizi anladıkça, tanıdıkça ve güvendikçe iletişimin akışkanlığı artıyor” dedi. Pozitif bir yaklaşımın iletişimin gücünü artırdığına ve başarıyı besleyen bir enerji yarattığına dikkat çekti.
Heyecan doğru yönetilmeli...
Etkinlikte sahne korkusu ve heyecan konusu da ele alındı. Özdemir, heyecanın bastırılması gereken bir duygu değil, doğru yönlendirildiğinde başarıyı destekleyen bir enerji olduğunu ifade etti. Heyecanı ses, beden dili ve mimiklerle doğru şekilde aktarmanın önemli olduğuna vurgu yaptı.
Kalemle konuşma egzersizi ve nefesin gücü
Şaban Özdemir, artikülasyon ve diksiyon çalışmaları için kullandığı “kalem tekniği”ni kendi yaşamından örneklerle aktarırken; doğru nefesin sesi koruyan ve güçlendiren en temel unsur olduğunu belirtti. Diyafram nefesi ve sesi maske bölgesine taşımak, özellikle sağlık çalışanları için etkili iletişim açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Öğrenciler yoğun ilgi gösterdi
Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Oditoryumu'nda gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölüm Başkanlığı’ndan Prof. Dr. Ali Kocailik üstlendi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümü ile interaktif bir şekilde tamamlandı. Programın sonunda Şaban Özdemir’e teşekkür belgesi takdim edildi.



