Üsküdar Üniversitesi Diş Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Vahide Hazal Abat, kanal tedavisinin nasıl uygulandığı, tedavi sonrası beklenebilecek normal ve riskli durumlar ile yeniden tedavi ya da cerrahi müdahale gerektiren durumlar hakkında önemli bilgiler verdi.
Kanal Tedavisi, Enfekte Dişi Kurtarmak İçin Yapılır!
Kanal tedavisi, dişteki enfeksiyonların ortadan kaldırılması ve dişin sağlıklı bir şekilde korunması amacıyla uygulanan bir tedavi yöntemi olarak tanımlanmıştır. Dr. Abat, tedavi sürecinin başlamadan önce ilgili dişin lokal anestezi ile uyuşturulmasıyla başlandığını belirtti. Ardından çürüğün görünür hale geldiği kavitenin açılmasıyla dişin iç kısmındaki sinir dokusunun çıkarıldığı açıklaması yaptı.
Dr. Abat, kanal boşluklarının detaylı bir şekilde dezenfekte edildiğini ve özel materyaller kullanılarak şekillendirildiğini söyledi. Bu işlemlerin bitiminde kanalların, kök ucuna kadar biyo-uyumlu dolgu materyalleriyle doldurulması sağlanmaktadır. Kanal tedavisinin tamamlanmasının ardından dişin fonksiyonunu ve dayanıklılığını artırmak için dolgu ya da kaplama gibi restoratif işlemlerin uygulandığını ifade etti.
Tedavi Sonrası Beklenmeyen Durumlarda Diş Hekimine Başvurulmalı!
Kanal tedavisi sonrasında, özellikle de ilk günlerde ağrı veya çiğneme sırasında hassasiyet gibi şikayetlerin normal olduğunu vurgulayan Dr. Abat, bu semptomların zaman içinde azalarak kaybolmasının beklendiğini aktardı. Ancak ağrının geçmemesi, giderek artması veya gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli hale gelmesi gibi durumlar, yüz şişliği, apse veya iltihap belirtilerinin ortaya çıkması durumlarında hastaların vakit kaybetmeden diş hekimine başvurması gerektiği uyarısında bulundu.
Dişlerin Karmaşık Kanal Yapısı Tedaviyi Zorlaştırabilir!
Her dişin kendine özgü morfolojik ve anatomik yapılarına sahip olması, kanal sisteminin bazı durumlarda oldukça karmaşık olmasına yol açar. Dr. Abat, bu karmaşık yapı nedeniyle kanalların tamamına yeterli şekilde ulaşılamamasının söz konusu olabileceğine dikkat çekti. Böyle durumlarda kanal içinde bakterilerin kalması veya yeniden bakterilerin çoğalması sonucunda enfeksiyon gelişebileceği ve bunun sonucunda kanal tedavisinin tekrarlanması gerekebileceği belirtildi.
Dr. Abat, kanal tedavisinin yenilenmesinin mümkün olmadığı vakalarda cerrahi müdahale seçeneklerinin devreye girdiğini ifade etti. Hem kanal tedavisinin tekrarlanmasının hem de cerrahi müdahalenin mümkün olmadığı durumlarda ise son seçenek olarak diş çekiminin değerlendirilebileceğini belirtti. Ayrıca, kanal tedavisi sonrası ortaya çıkan şikayetlerde hastaların kendi kendine ilaç kullanmalarının sakıncalı olabileceğini vurguladı.
Dr. Abat, özellikle antibiyotik kullanımı konusunda hekim kontrolünün gerekliliğini ifade ederek, aksi halde tedavi sürecinin olumsuz etkilenebileceği ve gereksiz ilaç kullanımının çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini sözlerine ekledi. Bu nedenle kanal tedavisi sonrası, yanlış uygulamalardan kaçınılması büyük önem taşımaktadır.



