Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) yaklaşırken, özellikle 2,5 milyon aday ve aileleri için heyecan artan bir stresle birlikte geliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak, sınav öncesi stresin doğal bir durum olduğunu belirtirken, stresin doğru yönetilmesinin başarı için anahtar olduğunu vurguluyor. Sınavın, son değil bir başlangıç olduğunu ifade eden Sarıkavak, gençlerin bu süreçten sağlıklı bir şekilde çıkmasının uzun vadeli başarı kriteri olduğunu savunuyor. Dr. Sarıkavak, bu süreçte stres yönetimi için hem gençlere hem de ailelere yönelik 7 altın kural sunuyor.
- Sınavı 'kader anı' olarak görmeyin
Ailelerin sınavı bir "kader anı" olarak görmesi, stresi artıran en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Çocuklarının sınav başarısını kendi ebeveynlik başarılarıyla kıyaslamak, hem anne babanın kaygısını artırıyor hem de genç üzerinde baskı yaratıyor. Beklentilerin, çocuğun geçmiş akademik performansı ve mevcut koşullarıyla uyumlu, esnek ve gerçekçi olması iç motivasyonu destekliyor. Bu bağlamda, ailelerin çocuklarına "Zaman zaman zorlandın ama bu süreci getirdin, çaban daha değerli" demesi psikolojik bir destek kaynağı olarak işlev görüyor.
- Duygularınızı konuşmaktan çekinmeyin
Ergenlik dönemindeki gençlerin kaygılarını, korkularını ifade etmesi zordur. Evde, duyguların rahatça paylaşılabileceği bir ortam oluşturarak gençlerin duygularını dile getirmesine yardımcı olmak önemlidir. Örneğin, "Çok yoruldum, çalışmak istemiyorum" gibi bir serzenişe, "Tembellik yapma" demek yerine bu duygunun üzerine gidilmesi gerekiyor. Aileler, kendi kaygılarını fark etmeli ve gerekirse uzman desteği almalıdır.
- Uyku ve günlük düzeninizi koruyun
Sınav sürecinde ailenin görevi, düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve huzurlu bir çalışma ortamı sağlamaktır. Özellikle, sürekli olumsuz eleştirilerle karşılaşan gençlerin tükenmişlik riski artmaktadır. Bu nedenle, sınav haftasında evde gürültüyü azaltmak ve gencin günlük ritmine saygı göstermek önemlidir. Kısa molalar vermesi için fırsatlar yaratmak, performansını olumlu yönde etkileyecektir.
- Sınavı hayatın tek belirleyicisi olarak görmeyin
Yapılan araştırmalar, sınavı "geri dönüşü olmayan tek şans" olarak gören öğrencilerin stres seviyelerinin oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Eğitim ve kariyer hayatında farklı alternatiflerin mümkün olduğu açık bir şekilde konuşulmalıdır. Bu, sınavı önemsizleştirmek anlamına gelmiyor; aksine, "Bu sınav önemli ama seni sadece bu ölçüt belirlemiyor" mesajını vermek sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
- Nefesinizi ve bedeninizi sakinleştirmeyi öğrenin
Stres, zihinsel bir durum olmasına rağmen bedensel tepkilerle yaşanır. Kalp çarpıntısı ve nefes darlığı gibi belirtilerin yatıştırılması için basit nefes egzersizleri ve kas gevşetme teknikleri kullanılabilir. Bu tekniklerin sınav gününde değil, sınav öncesi denemelerde de uygulanması, gençlerin bu beceriyi otomatik hale getirmesine yardımcı olur.
- Sonuca değil, sürece odaklanın
"Ya kazanamazsam?" düşüncesi öğrenciyi kontrol edemediği bir alana sürükler. Stres yönetiminde önemli bir kural, kontrol altındaki alanlara odaklanmaktır. Sınav gününe dair olumsuz senaryoları düşünmek yerine; hangi konuların tekrar edileceği ya da kaç soru çözüleceği gibi somut hedeflere dikkat etmek kaygıyı dengeler. Öğrencinin kendi iç konuşmasında "Bu zorluğu da aşarım" demesi, yaklaşımını değiştirecektir.
- Sınav günü için küçük planlar yapın
Sınav sabahı yaşanabilecek stresi azaltmanın yollarından biri önceden plan yapmaktır. Giyilecek kıyafetlerin hazırlanması, ulaşım planının yapılması ve sınav merkezine erken gidilmesi, gençlerin kendilerini daha güvende hissetmelerine yardımcı olur. Rahat kıyafet seçimi ve derin nefes alma teknikleri, sınav anındaki duygusal enerjinin yönetimine katkıda bulunur.



