Bugün: 2 Kasım 2026 Pazartesi

SAĞLIK

"Akciğer Kanserinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor"


"Akciğer Kanserinde Erken Tanı Hayat Kurtarıyor"

Dünyada her yıl yaklaşık 2,64 milyon kişiye akciğer kanseri tanısı konulurken, 1,86 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor

3,34 B

Dünyada her yıl yaklaşık 2,64 milyon kişi akciğer kanseri tanısıyla karşılaşmakta ve bu hastalık nedeniyle 1,86 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. Akciğer kanserinin en önemli nedeni ise sigara kullanımıdır. Sigara, hastalığın önlenebilir risk faktörleri arasında öncelikli bir yer tutarken, uzun süre sigara içen bireylerin düzenli sağlık kontrolleri ve tarama programları ile takip edilmesi erken tanı açısından kritik bir önem taşımaktadır. Memorial Antalya Hastanesi'nde görev yapan Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, "1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında yapmış olduğu açıklamalarda erken tanının, korunma yöntemlerinin ve güncel tedavi seçeneklerinin önemine değinmiştir.

Akciğer Kanseri Erken Dönemde Belirti Vermiyor

Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu'nun GLOBOCAN 2024 tahminlerine göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 2,64 milyon yeni akciğer kanseri vakası tespit edilmekte ve bu durum, 1,86 milyon insanın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanmaktadır. Türkiye’de ise son bir yıl içinde yaklaşık 31 bin kişiye akciğer kanseri tanısı konulmuş ve bu kişilerden 25 bininin hastalık nedeniyle hayatını kaybettiği gözlemlenmiştir. Çoğu vakada hastalığın ileri evrede tespit edilmesi, erken tanının ne denli kritik olduğunu göstermektedir. Akciğer kanseri genellikle başlangıç aşamasında belirgin belirtiler göstermediğinden, hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte genellikle ilerlemiş bir evreye ulaşılmaktadır.

Akciğer Kanserinin en Büyük Nedeni Sigara

Akciğer kanserinin en önemli ve önlenebilir risk faktörü, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımıdır. Uzun süreli sigara içimi ve 50 yaş üzerindeki bireylerde hastalığın riski belirgin şekilde artmaktadır. Türkiye’de yapılan araştırmalar, erkeklerde akciğer kanseri vakalarının yaklaşık %90’ının, kadınlarda ise %43’ünün tütün kullanımıyla ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, pasif içiciliğin de akciğer kanseri riskini artıran önemli faktörler arasında yer aldığı belirtilmektedir.

Diğer yandan akciğer kanseri yalnızca sigara içenlerde görülmemektedir; radon gazı, asbest, silika, ağır metaller, dizel egzoz dumanı, hava kirliliği ve bazı mesleki kimyasallara maruz kalmak da risk faktörlerini artırmaktadır. Genetik yatkınlık, aile öyküsü ve kronik akciğer hastalıkları da diğer risk faktörleri arasında sayılmaktadır.

Sigarayı Bırakmak Akciğer Kanseri Riskini Azaltıyor

Akciğer kanserinden korunmanın en etkili yolu, sigaraya hiç başlamamak ve tütün ürünlerinden tamamen uzak durmaktır. Sigara içen bireylerin sigarayı bırakmaları, hastalık riskinin azaltılması adına son derece önemlidir. Bunun yanı sıra pasif içicilikten korunmak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve mesleki maruziyetlere karşı koruyucu ekipman kullanmak gereklidir. Kapalı alanların düzenli havalandırılması ve hava kirliliğine maruziyetin azaltılması da korunma yöntemleri arasında yer alır.

Geçmeyen Öksürük ve Ses Kısıklığına Dikkat!

Akciğer kanserinde erken aşamada ortaya çıkan belirtiler bazen diğer hastalıklarla karışabilir. Bu nedenle, özellikle uzun süre devam eden ya da karakter değiştiren belirtilerin ciddiyetle değerlendirilmesi gerekmektedir. Akciğer kanserinde gözlemlenebilecek başlıca belirtiler şunlardır:

  • Uzun süre geçmeyen veya karakter değiştirerek devam eden öksürük
  • Balgamda kan görülmesi
  • Nefes darlığı
  • Göğüs ağrısı
  • Nedeni açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik
  • Ses kısıklığı
  • Yutma güçlüğü

Özellikle uzun yıllar yoğun sigara kullanmış veya sigarayı bırakmış bireylerin düzenli hekim kontrolünden geçmeleri büyük önem taşımaktadır. Uygun risk grubundaki bireylerde düşük doz bilgisayarlı tomografi (LDCT) ile tarama yapılması, akciğer kanserinin erken evrede tespit edilmesine ve hastalığa bağlı ölüm riskinin azaltılmasına yardımcı olmaktadır.

Erken Evrede Cerrahi Tedaviyle Başarı Şansı Yükseliyor

Akciğer kanseri tedavisi, hastalığın evresine, tümörün hücresel özelliklerine, moleküler yapısına ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanmaktadır. Erken evrede tanı konulan küçük hücreli dışı akciğer kanserinde cerrahi tedavi önemli bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Tümörün lenf bezlerine veya uzak organlara yayılmadığı uygun hastalarda cerrahi müdahale ile uzun süreli hastalık kontrolü ve tam iyileşme şansı artmaktadır. Akciğer kanserinde en sık yapılan cerrahi yöntemlerden biri lobektomi, yani akciğerin tümörün bulunduğu lobunun çıkarılmasıdır. Tümörün boyutuna ve konumuna göre segmentektomi veya kama rezeksiyonu gibi daha sınırlı cerrahi işlemler de uygulanabilmektedir. Günümüzde uygun hastalarda kapalı cerrahi yöntemler ile ameliyat yapılabilmekte, bu sayede ameliyat sonrası ağrı ve hastanede kalış süresi azaltılmakta, hastaların günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönmeleri hedeflenmektedir. Hastalığın evresine ve özelliklerine bağlı olarak cerrahi müdahaleye ek olarak kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilmektedir. İleri evre hastalıklarda ise kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapinin kombinasyonu kullanılmaktadır.

Akciğer kanserinde erken tanı, tedavi seçeneklerini artırmakta ve yaşam süresine katkı sağlamaktadır. Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması, risk grubundaki kişilerin tarama programlarına katılması ve şüpheli belirtilerle zaman kaybetmeden hekime başvurulması, hastalıkla mücadelede büyük bir önem taşımaktadır.