Bugün: 19 Ocak 2026 Pazartesi

SAĞLIK

"Tek Taraflı İlişkiler İnsan Psikolojisini Tehdit Ediyor"


"Tek Taraflı İlişkiler İnsan Psikolojisini Tehdit Ediyor"

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, dijital çağda yaygınlaşan tek taraflı (parasosyal) ilişkilerin insan psikolojisi ve bedeni üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsetti

3,65 B

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu Yasemin Yalçın, dijital çağda yaygınlaşan tek taraflı (parasosyal) ilişkilerin insan psikolojisi ve bedeni üzerindeki olumsuz etkileri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Yalçın’a göre, dijital ortamda kurulan bu bağlar görünürde artan sosyal etkileşimlere rağmen, gerçek yakınlığın azalmasına neden oluyor.

Tek taraflı ilişkiler, güvenli ve kontrol edilebilir olduğu için daha çok tercih ediliyor.

Sosyal medya ve yapay zekanın bireylere sürekli bir ulaşılabilirlik hissi sunduğunu belirten Yalçın, bu platformlarla kurulan bağlantıların çoğu zaman derinlikten yoksun kaldığını ifade etti. "Sosyal medya ve ekranlar aracılığıyla kurulan bu bağlar, 'parasosyalleşme' olarak adlandırılıyor. İnsanlar, bir ekran figürü veya içerik üreticisiyle kurdukları tek taraflı ilişkileri güvenli ve kontrol edilebilir buldukları için tercih ediyorlar." dedi. Bu durum, insanın karşılıklı etkileşimden ziyade izlemeyi ve takip etmeyi kolaylaştırıyor.

İnsan psikolojisi yalnızca güvenle değil, karşılıklılıkla gelişir.

Klinik Psikolog Yasemin Yalçın, parasosyal ilişkilerin reddedilme ve hayal kırıklığı riskini azalttığını anlattı. Bu tür ilişkiler sayesinde insanlar, incinmeden ve belirsizlikten kaçınarak bir yakınlık hissi yaşayabiliyor. Ancak gerçek insan ilişkilerinin, temas, duygusal yanıt ve birlikte regülasyon gibi unsurlara ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Bu unsurlar eksik olduğunda, bireylerin kendilerini ilişkide hissetseler bile, derin bir bağdan yoksun kalabileceklerini belirtti.

Kişi farkında olmadan konfor alanını daraltıyor.

Uzun süre gerçek ilişkilerden uzak kalmanın zihinsel ve duygusal durgunluğa yol açabileceğini ifade eden Yalçın, bu durumun hayata karşı isteksizlik, karar vermekte zorlanma, erteleme davranışları ve içsel boşluk hissi gibi olumsuz etkilerini ortaya çıkarabileceğini belirtti. "Duygular yüzeyde kalıyor; kişi bir şeylere bağlı hissederken, aynı anda yalnızlık duygusunu yaşayabiliyor." diyen Yalçın, bu durumun kişiler arası ilişkilerde de belirginleştiğine dikkat çekti.

Duygular ifade edilmediğinde, beden konuşmaya başlar.

Klinik Psikolog Yalçın, insan bedeninin bu temas eksikliğine kayıtsız kalamayacağını da sözlerine ekledi. "Sinir sistemi; dokunma, göz teması, ses tonu ve duygusal yanıt gibi canlı ilişkisel uyaranlarla düzenleniyor." diyerek, bu ihtiyaçlar karşılanmadığında bedenin devreye girdiğini belirtti. Nedenleri açıklanamayan ağrılar, kronik yorgunluk, sindirim problemleri ve kas gerginlikleri gibi psikosomatik belirtilerin artabileceği konusunda uyardı.

İnsan, temas ederek ve karşılık bularak var olur.

Yapay zeka ile kurulan bağların dikkat çekici bir alan oluşturduğuna dikkat çeken Yasemin Yalçın, yargılamayan ve her zaman ulaşılabilir olan bu ilişkilerin cazip hale geldiğini açıkladı. Ancak insan sinir sisteminin sadece canlı bir sinir sistemi ile düzenlenebileceğini hatırlatarak, geçmişteki ilişkilerinin getirilerini unutmamak gerektiğine vurgu yaptı. Yalçın, "Yapay bağlar geçici bir rahatlama sağlarken, kalıcı denge ve iyilik hâli gerçek ve karşılıklı ilişkilerle mümkün oluyor." diyerek sözlerini tamamladı. Zihinsel, duygusal ve bedensel iyi oluşun yalnızca stres düzeyine değil, kişinin nasıl bağlandığına ve hangi alanlarda yalnız kaldığına yönelik bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.